ANASAYFA | PORTFÖY | HAKKIMIZDA | HABERLER | BÖLGEMİZ | SÖZLÜK | İLETİŞİM | YÖNETİCİ GİRİŞİ
KİRALIK
İşyeri
Konut
Villa
SATILIK
Arsa
Diğer Vasıf
İşyeri
İşyeri Arsası
Konut
Konut Arsası
Sanayi Arsası
Tarla
Villa
EMLAK EKLE
EMLAK TALEBİ
DETAYLI ARA
HABER ve DUYURULAR
1. TAPUDAKİ DÜŞÜK DEĞER,SONRADAN NASIL YÜKSELTİLİR.
2. EV SAHİPLERİ DİKKAT
3. VERGİ BEYANI
4. KONUT ALACAKLARIN DİKKATİNE
5. KAT MÜLKİYETİNE GEÇİŞTE BÜYÜK KOLAYLIK
6. BUNLARI YAP BOŞUNA PARA ÖDEME
7. KAT İTTİFAKLI TAPULARIN KAT MÜLKİYETİNE GEÇMESİ
8. KİRA GELİRİNİ BİLDİRMEYENLER DİKKAT
9. KİRA GELİR BEYANINDA İNCE NOKTALAR
10. EV ALIRKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR
11. TRAKYALIYIZ FARKLIYIZ ?
12. KİRACI EV SAHİBİ İLŞKİSİNDE YENİ DÖNEM
13. ASLA AMA ASLA MORALİNİZİ BOZMAYIN.
14. KOOPARATİFLER
15. EV ALIM REHBERİ
16. Konut Kredisi
17. Ev Almanın Şimdi Tam Zamanı...
18. EMLAK ALIM SATIMINDA SIKÇA SORULAN SORULAR
19. ENGELLİLER EMLAK VERGİSİ ÖDEMEYECEK
20. YABANCILARIN MÜLK EDİNMESİ:
1. TAPUDAKİ DÜŞÜK DEĞER,SONRADAN NASIL YÜKSELTİLİR.
Tapudaki düşük değer, sonradan nasıl yükseltilir


GAYRİMENKUL alım-satımı sırasında, bedelin düşük gösterilmesi, ileride ciddi sorunlara neden olabilir.

Öncelikle, çok kişinin özellikle sade vatandaşın farkında olmadığı sorunları açıklayalım. Ardından da çözüm yolunu gösterelim.
SORUNLAR NE?
1) Alıcı Yönünden Sorunlar:
a) Harç Bedeli Yönünden: Düşük değer üzerinden ödenen harç, sonradan tespit edilen gerçek satış bedeli üzerinden, cezalı olarak istenebilir.
b) Beş Yıl İçinde Satış Yönünden: Gayrimenkulün, edinme tarihinden itibaren, beş yıl (1 Ocak 2007'den önce edinilen gayrimenkullerin dört yıl) içinde elden çıkartılmasından doğan kazanç “değer artış kazancı” olarak vergiye tabi (Gelir Vergisi Kanunu Mükerrer Md. 80/6). Alış bedeli düşük gösterilince, satış kazancı da gerçeğin üzerinde çıkar. Sonuçta, daha çok vergi ödenir.
c) Şuf'a Hakkı Yönünden: Hisseli gayrimenkullerde, özellikle gayrimenkullerde, diğer hissedar, tapuda yazılı bedel üzerinden şuf'a (önalım) hakkını kullanıp, gayrimenkulü düşük bedelle alabilir. Bu riski, her zaman gözönünde bulundurmak lazım. Mahkemeler ve davalarla uğraşmamak için, olayı ciddiye almakta yarar var.
2) Satıcı Yönünden Sorunlar :
a) Harç Bedeli Yönünden: Düşük değer üzerinden ödenen harç, sonradan tespit edilen gerçek satış bedeli üzerinden, cezalı olarak istenebilir.
b) KDV Yönünden: Satışı yapan inşaat firması ise, gerçek satış bedeli üzerinden, KDV hesaplanıp, aradaki farkın KDV'si cezalı olarak istenebilir.
c) Gelir ya da Kurumlar Vergisi Yönünden : Satıştan doğan kazancın beyan edilmediğinin saptanması durumunda; vergi cezalı olarak, gecikme faiziyle birlikte alınır.
DEĞERİ YÜKSELTME
Yukarıdaki yaptırımlar, bu konulara karşı hassas olan bir insanın, vücudunun kimyasını bozacak cinsten!..
“Peki ne yapılabilir?” diye soranlar için, açıklayalım.
Maliye Bakanlığı'nın, bu durumda olanlarla ilgili 1989/7 sayılı Vergi Usul Kanunu İç Genelgesi var. Genelge ile yapılan açıklamaya göre;
Gayrimenkulün alım-satım bedelinin düşük gösterildiği durumlarda, gerçek değerin, Vergi Usul Kanunu'nun 371. maddesine göre pişmanlıkla beyan edilmesi mümkündür. Bu durumda, zamanında ödenmeyen tapu harcı ile tahakkuk eden pişmanlık zammını, dilekçe ile haber verme tarihinden başlayarak 15 gün içinde ödeyenler, gayrimenkulün tapu harcına esas olan değerini yükseltmiş olurlar.
Gelir ya da kurumlar vergisi yönünden de yine pişmanlık dilekçesi ile beyanda bulunulup, ileride gelebilecek vergi ve cezadan kurtulmak mümkün.
Vergide zamanaşımı süresi beş yıl. Maliye bu süre içinde, gayrimenkul alıp-satanların her an kapısını çalabilir. Huzursuz olmak ve cezalı vergi ödemek istemeyenlerin, pişmanlıkla beyanda bulunmaları, en sağlıklı yol olarak gözüküyor.
Eklenme Tarihi : -
2. EV SAHİPLERİ DİKKAT
Kiracıya ve ev sahibine şok


NASIL olsa öğreneceksiniz.Hiç değilse benden duyun.2010 yılında, gayrimenkul kiralarıyla ilgili önemli bir gelişme var.

Bu gelişme hem ev sahiplerinin hem de kiracıların canını sıkacak.

OLAY NE?

Daha önce Hürriyet’te okudunuz.

2010 yılı bina ve arsa metrekare bedelleri yeniden belirlendi.

Bazı il ve ilçelerde, arsa metrekare birim değerlerindeki artış, yüzde 300-400, bazılarında yüzde 1.000-2.000 oldu. Değeri yüzde 10 bin hatta yüzde 15 bin artırılan arsalar bile var.

Şimdi diyeceksiniz ki;

“Arsa metrekare değerlerindeki astronomik artışın, ev sahipleri ile ne ilgisi var?”

Olmaz olur mu çok yakından ilgisi var. Evin ya da işyerinin emlak vergisine esas değeri hesaplanırken, arsa payının değeri de bina değerine ilave ediliyor. Böyle olunca, bazı evlerin değeri, normal piyasa değerinin bile üzerinde çıkıyor.

“Tamam bunu da anladık ama ev sahibi ve kiracı ile ilişkisini ve ‘şok’ dediğiniz olayı hala anlayamadık. O nedir?” diye soranlar için de devamını açıklayalım.

DEĞERİN YÜZDE 5’İ KİRA


Gayrimenkulünü kiraya verenler, o gayrimenkulün emlak vergisi değerinin yüzde 5’inin altında kira beyan edemiyorlar. Kira geliri beyan edilirken, evin vergi değeri de bildiriliyor.

Gelir Vergisi Kanunu’nda “emsal kira bedeli esası” başlıklı 73. madde var.

Bu maddeye göre; kiraya verilen gayrimenkullerin kira bedelleri, emsal kira bedelinden düşük olamıyor. Bu bedel de emlak vergisi değerinin yüzde 5’i oluyor.

BİR ÖRNEK: İstanbul Şişli 19 Mayıs Caddesi’nde, net alanı 140 metrekare olan bir dairenin, emlak vergisi asgari değeri, 1 milyon 300 bin lira (Elimizde belgesi var).

Şimdi bu daireyi kiraya veren vatandaş, yıllık kira geliri olarak, asgari 65 bin lira bildirmek zorunda. Bu da ayda 5 bin 500 lira kira demek.

Bakar mısınız..

Net 140 metrekare daire, 1 milyon 300 bin lira emlak vergisi değeri ve yılda 65 bin lira kira geliri bildirme mecburiyeti! Aynı ev ikinci bodrum katta bile olsa,
yine aynı kira istenecekti!

Diyeceksiniz ki “Olmaz böyle şey”

Oldu bile..

Bunun adı “Şok” değil de nedir?

Şişli Belediyesi yine insaflı (!) davranmış ve o caddedeki arsa değeri yüzde 1.000 artmış.

Yüzde 5 bin yüzde 10 bin artırılan semtler de var. Orada kiralık evi olanların vay haline!..

KİRACIYA ŞOK NE?


Ev sahibi ya da işyeri sahibi, kiracısına diyecek ki;

“Arkadaş, benim evin emlak vergisi asgari değeri artırılmış ve 1 milyon 300 bin lira olmuş. Gelir Vergisi Kanunu’nda 73. madde diye bir madde varmış. O maddeye göre, evin değerinin yüzde 5’inden aşağı kira bildiremiyormuşum. Kirayı 1 Ocak 2010’dan itibaren yıllık 65 bin lira yani aylık 5 bin 500 lira yapıyorum.”

Kiracı feryat edecek;

“Siz ne diyorsunuz. Ben profesörüm, aylık maaşım 3.300 lira. Karım şube müdürü, aylık maaşı 2.000 lira. Bu memlekette 5.500 lirayı genel müdürler, müsteşarlar bile almıyor.”

Evet.. buyurun cenaze namazına..

Hatırlar mısınız?

Önce “Kemanın sesi sonradan çıkacak” diye, daha sonra da “Arkadan asma kabakçı geliyor” diye yazıp, uyarıda bulunmuştuk. Maalesef dediğimiz oluyor.

Kaldı ki olay kira ile de sınırlı değil. Başka sürprizler de var!


Eklenme Tarihi : -
3. VERGİ BEYANI
Vergilerle ilgili avantajlarınızı biliyor musunuz


VERGİLERLE ilgili beyan dönemi yaklaşıyor.

Yasaların size tanıdığı, avantajların farkında mısınız?


Gerçek kişilere, şirketlere, yurt dışında bulunanlara, KOBİ'lere ve serbest bölgede faaliyette bulunanlara sağlanan, çok sayıda vergi avantajı var.

Bu avantajları bilenler ya daha az vergi ödüyorlar ya da hiç ödemiyorlar. 

EĞİTİM VE SAĞLIK


Vergi beyannamesi veren çok kişi; “çocukların eğitimi ile ilgili okul, defter, kitap, dershane gibi giderlerimizi, sağlık harcamalarımızı ve bazı bağış ve yardımlarımızı, gelirimizden düşemiyoruz” diyebiliyorlar.

Oysa, Gelir Vergisi Kanunu'nun 89. maddesinde, bunların indirilebilmesine olanak sağlayan bir düzenleme var. Buna göre;

Eğitim ve öğretim kurumlarına yapılan ödemeler, anaokulu ve kreş giderleri ile kurs ve dershaneye yapılan ödemeler, her türlü kitap (ders kitabı, hikaye, roman vb.) ve kırtasiye giderleri beyan edilen gelirin yüzde 10'unu aşmayacak şekilde indirilebiliyor (Ayrıntılı bilgi için Bkz. 29 Eylül 2009 tarihli yazımız).
Benzer indirim mükellefin kendisi, eşi ve çocuklarının sağlık harcamalarına da uygulanıyor.

BİREYSEL EMEKLİLİK


Beyan edilen gelirin yüzde 10'unu ve asgari ücretin yıllık tutarını aşmamak koşuluyla, bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları indirilebiliyor.
Şahıs sigorta primlerinde bu oran yüzde 5 olarak uygulanıyor (Bkz. GVK. Md.89/1).

ÖZÜRLÜ AVUKAT VE DOKTOR


Serbest meslek faaliyetinde bulunan (doktor, avukat, muhasebeci, mali müşavir, mimar vb meslek grubunda olan) özürlüler ile bunların bakmakla yükümlü oldukları özürlü kişiler için özürlü olma derecelerine göre yıllık 1.920 TL- 8.040 (2010 yılı için 8.160) TL yıllık indirim uygulanır. Bu indirimden basit usule tabi olanlar da yararlanabiliyor (Bkz. GVK. Md.31 ve 89/3).

KONUT GELİRİ VE KREDİ


Konut kira geliri elde edenler, beyanname verdiklerinde “gerçek gider” yöntemini seçerlerse;

-  Bir konutun 5 yıl süre ile satın alma bedelinin yüzde 5'ini,

-  Konut için banka kredisi kullanmışlarsa, ödedikleri yıllık faizin tamamını,

-  Kendisi kirada oturuyorsa, ödediği kira tutarını,
tahsil ettikleri kiradan indirebiliyorlar. Bunların indirilmesi sonucu da ödenecek vergi genellikle çıkmıyor.

İŞYERİ KİRA GELİRİ


İşyeri kira geliri elde edenler 2009 ve 2010 yıllarında elde ettikleri brüt kira tutarı 22 bin lirayı aşıyorsa, yıllık gelir vergisi beyannamesi verecekler.

Ancak elde edilen işyeri kira geliri yılda 95 bin 600 liranın altında ise, beyanname verdiklerinde, yüzde 20 stopajın mahsubu nedeniyle, gelir vergisi ödemeyecekleri gibi, üste vergi iadesi alacaklar.

İşyeri kira geliri elde edenler, banka kredisi kullanmışlarsa, ödedikleri faizi de kira gelirinden indirebiliyorlar. Ancak bu indirim için, faiz tutarı kiranın yüzde 25'inden fazla olmalı.

DİĞER AVANTAJLAR


CNBC-e Business Dergisi'nin Ocak 2010 eki kitapta ayrıntılı açıkladığımız gibi, azalan bakiyeler yöntemi seçilerek iki kat amortisman gideri yazılması, şüpheli alacaklar için karşılık ayrılması, senetli alacaklar için reeskont uygulama, amortismana tabi kıymetlerin satış kazancını beyan etmeyip “yenileme fonu” ayırma, otomobilin kasko değerinin yüzde 5'inden fazla MTV çıkıyorsa, bir alt tarifeden daha düşük vergi ödeme, “uzlaşma” yoluyla vergi ve cezayı daha düşük ödeme, vergi borcunu tecil ve taksitlendirme yoluyla ödeme, edinme tarihinden itibaren hisse senetlerini iki yıl sonra, gayrimenkulü 5 yıl sonra satıp, ortaya çıkan kazanç nedeniyle hiç vergi ödememek, diğer avantajlardan bazıları...

Çok sayıda vergi avantajı olması nedeniyle, bu gün gerçek kişilere tanınan önemli vergi avantajlarına yer verdik. Bir başka yazımızda da diğerlerini ele alacağız.

 
Eklenme Tarihi : -
4. KONUT ALACAKLARIN DİKKATİNE
Konut alanların ince hesap yapma zamanı


KONUT alanların ya da alacak olanların bugünlerde oturup “ince hesap” yapmaları gerekiyor.

Bankaların, konut kredilerindeki faiz indirimi, kredi kullanmış olanların yanı sıra, konut almayı düşünenleri de yakından ilgilendiriyor.


DAHA ÖNCE KREDİ KULLANANLAR

Bankaların konut kredi faizlerinde yaptıkları indirim, daha önce “konut kredisi” kullanan, yüzbinlerce kişiye, “daha az ödeme” ya da “vadenin kısalması” yani taksit ödeme sayısının azalması şeklinde ciddi bir avantaj sağlıyor.1) Daha Düşük Taksit Ödeme AvantajıTablodan da fark edileceği gibi, aylık yüzde 1.40 faizle 100 bin TL konut kredisi kullanan bir vatandaş, indirilen faiz üzerinden, aylık yüzde 0.99 faiz örneğine göre 2 bin 780 TL ila 27 bin 298 TL değişen bir avantaj sağlıyor. Buna göre; 60 ay vadeli kredi kullanan birisi, her ay ortalama 256 TL daha az ödemek suretiyle 15 bin 367 TL, 120 ay vadeli kredi kullanan ise her ay 27 bin 298 TL avantaj sağlıyor. Bir başka örneğe göre de; 1.5 yıl önce 84 ay vade ile yüzde 1.49 oranı üzerinden 70 bin TL konut kredisi kullanan bir vatandaş, yüzde 1 faiz üzerinden 1.466 TL yerine ayda 1.235 TL taksit ödeyip, her ay 231 TL kazanacak.2) Borcun Daha Önce Bitmesi Ödeyeceği taksit tutarını değiştirmeden, aynı tutarda ödeme yapmayı tercih edenler ise, 120 ay vadeli krediyi 16 ay erken ödemiş oluyorlar. Başka bir anlatımla, aynı tutarı 104 ay ödediklerinde kredi borcundan kurtulabiliyorlar.

NE YAPMAK GEREKİYOR?

Başka bir bankadan düşük faizli (örneğin aylık yüzde 0.99 faizle) konut kredisi alıp, daha önce (örneğin aylık yüzde 1.40 faizle) konut kredisi alınan bankadaki kredinin kapatılması mümkün.Bu aşamada, konut kredisi kapatılan banka yüzde 2 oranında, “erken kapama cezası” isteyebiliyor ya da banka ile yapılan görüşmelerle bu oran makul bir rakama inebiliyor. Bazı bankalar da müşterilerini kaybetmemek için kendi bankalarından da yeni faiz oranlarına göre kalan borcu yapılandırabilmektedir.Daha önce ev alanlar, ev aldıkları inşaat firmasından ya da bankadan da bu konuda ayrıntılı bilgi alabilirler.YENİ EV ALACAKLARŞimdi ev almak daha kolay.Hem ev fiyatları düşük durumda hem de kullanılacak konut kredi faizi yüzde 1.50-40 civarından, 60 aya kadar taksitlendirmede, yüzde 1'in altına düşmüş durumda.Ağustos ayı enflasyon oranının düşük çıkması nedeniyle, Merkez Bankası bu ay faiz oranlarını 0.50 puan indirebilir.Faizlerde biraz daha düşme olabileceği beklentisiyle ev alımı sürekli ertelendiği takdirde; konut fiyatlarında meydana gelecek artış, faiz düşüşünden yaratılacak kazancı da ortadan kaldırabilir. Acele etmekte yarar var... 
 

 

Eklenme Tarihi : -
5. KAT MÜLKİYETİNE GEÇİŞTE BÜYÜK KOLAYLIK

2009 Kasım ayı sonuna kadar kat mülkiyetine geçmeyenlere uygulanacak 1000 TL para cezası kaldırılıyor. Uygulama ile ilgili yeni ayrıntılar şöyle:

Tarih: 17-06-09, Kaynak: Show Haber

Kat Mülkiyeti Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Tasarısı, aradan sonra tekrar toplanan TBMM Adalet Komisyonunda oyçokluğu ile benimsendi.

CHP'nin muhalif kaldığı tasarıya göre, kat irtifakı, ''kat irtifakına sahip ortak maliklerin talebine bağlı olmaksızın'', yapı kullanma izin belgesine dayalı olarak kanundaki şartlar uyarınca idarece kat mülkiyetine çevrilecek.

Vatandaşa yüklenen mali külfetin ve bürokrasinin azaltılması amacıyla, kat mülkiyetinin kurulmasında istenen belgelerde değişikliğe gidiliyor.

''Her bağımsız bölümün arsa payı, kat, daire, iş bürosu gibi nevini gösteren ve anagayrimenkulün maliki veya bütün paydaşları tarafından imzalanmış ''noter tasdikli liste'' talep edilmeyecek. Anagayrimenkulün, ''kat, daire, iş bürosu gibi nevi ile bunların birden başlayıp sırayla giden numaralarına'' ilişkin bilgileri, mimari proje ile yapı kullanma izin belgesinde yer alacak.

Henüz yapı yapılmamış veya yapısı tamamlanmamış bir arsa üzerinde kat irtifakının kurulmasında ''birden çok yapılarda yerleşimleri gösteren vaziyet planı istenmesi'' şartını kaldıran tasarıya göre, bir arsa üzerinde kat irtifakının kurulması ve tapu siciline tescil edilmesi için, o arsanın malikinin veya bütün paydaşlarının düzenlenen projeyi ve yönetim planını tapu idaresine vermeleri gerekecek. Kat mülkiyetine geçişte, ayrıca yönetim planı istenmeyecek.

-KENDİLİĞİNDEN YAPILACAK-

Yapının tamamlanmasından sonra, kat irtifakının kat mülkiyetine çevrilmesi, yetkili idarece yapı kullanma izin belgesinin verildiği tarihten itibaren 60 gün içinde ilgili tapu idaresine gönderilmesi üzerine kendiliğinden (resen) yapılacak.

2009 Kasım ayı sonuna kadar kat mülkiyetine geçmeyenlere uygulanacak 1000 TL idari para cezası kaldırılacak.

Kanunun yürürlüğe girmesinden önce, kat irtifakı kurulmuş ve üzerindeki yapılar tamamlanıp yapı kullanma izin belgesi alınmış yapılarda, kat irtifakına sahip ortak maliklerden birinin başvurusu veya yapı kullanma izin belgesinin yetkili idarece tapu idaresine gönderilmesi üzerine kat mülkiyetine kendiliğinden geçilecek.

28 Kasım 2007'den önce kurulan toplu yapılara ait yönetim planlarının, bu kanun hükümlerine uyarlanması için yapılacak ilk değişiklik için mevcut kat malikleri kurulunun salt çoğunluğu yeterli olacak. Mevcut toplu yapı yönetimleri, yönetim planı değişip buna göre yönetici seçilene kadar geçici yönetim olarak görevini sürdürecek. Toplu yapı yöneticisi seçimi, yönetim planının değişimini takip eden 3 ayın içinde yapılacak.

CHP Mersin Milletvekili Ali Rıza Öztürk, tasarıya ilişkin eleştirilerini dile getirirken, tasarıyı, ''kes, kopyala, yapıştır'' tasarısı olarak nitelendirdi.

Eklenme Tarihi : -
6. BUNLARI YAP BOŞUNA PARA ÖDEME
Bunları yap boşuna para ödeme
11 Haziran 2009 Perşembe 09:24
Bilenler para ödemiyor. Bilmeyenler ise parayı bayılıyor. Resmi işlemlerdeki kolaylıklardan kimsenin haberi yok.

Devlet dairelerinde ücretsiz olan, ancak noterden para karşığılında alınan belgelerin başında muvafakatname, dernek defterlerini tasdiklettirme işlemi, kira sözleşmesi ve tapu evrakları geliyor.

Muhtarlıklardan 3,5 liraya alınan ikametgâh ve nüfus cüzdanı sureti de il nüfus müdürlüklerinde ücretsiz veriliyor.


Yurtdışına 18 yaşından küçük çocuğuyla seyahate çıkacakların eşinden 'çocuğu için veliden izin alınmıştır' anlamı taşıyan 'muvafakatname' alması gerekiyor. Noterde 40-50 TL'ye verilen bu belge, emniyet müdürlüklerinde ücretsiz. Yetkililer, birçok vatandaşın bu belgenin emniyette verildiğini bilmediğini dile getirirken, bazı kişilerin de emniyette sıra beklememek için noteri tercih ettiğini aktarıyor.

Sivil toplum kuruluşları ve derneklerin, faaliyetlerini not aldıkları defterlerini resmi nitelik kazandırmak için tasdik ettirmesi gerekiyor. Ancak birçok kuruluş, bu defterlerin il dernekler müdürlüğünde ücretsiz tasdik ettirildiğinden haberi olmadığı için notere giderek gereksiz masraf ediyor. Taraflar arasında yapılan kira sözleşmelerini notere tasdik ettirmek de hukuki anlamda hiçbir şeyi değiştirmiyor. Tapu sözleşmeleri için de aynı durum geçerli.

Bürokrasiyi azaltmak için getirilen e-devlet projesiyle muhtarlıklardan alınan ikametgâh ve nüfus cüzdanı sureti nüfus müdürlüklerinde de verilmeyle başlandı. Üstelik ücretsiz. Sarıyer Ferahevler Muhtarı Turan Öztürk, birçok vatandaşın uygulamadan haberi olmadığı için 3,5 lira karşılığında muhtarlıklardan bu belgeleri almaya devam ettiğini belirtiyor.

SIRA VAR AMA ÜCRETSİZ

Tüketici dernekleri ise devletin bu işlemlerle ilgili vatandaşı bilgilendirmediğinden yakınıyor. Zaman gazetesinin konuyla ilgili örüş ladığı Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Nazım Kaya, halk arasındaki notere onaysız belgelerin kabul edilmeyeceğine dair anlayışın yanlış olduğunu belirterek, "Devlet dairelerinde çalışanların birçoğu da bu konuda bilgisiz olduğu için vatandaşı direkt notere yönlendiriyor. Vatandaşların yanında kamu çalışanlarının da eğitilmesi gerek. Memur, vatandaşa 'Şurada ücretsiz işini yaptırabilirsin, ama beklemek istemiyorsan notere gidebilirsin' şeklinde bilgi verebilmeli." diyor.

Eklenme Tarihi : -
7. KAT İTTİFAKLI TAPULARIN KAT MÜLKİYETİNE GEÇMESİ
İskansız binalar tapu cezasından kurtuldu
Tapu ve Kadastro Genel Müdürü Adlı, kat irtifaklı tapuların kat mülkiyetine dönüştürülmesi konusunda bilinmeyenleri yanıtladı

Kat irtifaklı tapuların kat mülkiyetine dönüştürülmesini öngören yasal düzenlemeye ilişkin tartışma sürüyor. Dün bir televizyon programına katılan Tapu ve Kadastro Genel Müdürü Zeki Adlı, iskânı olmayan binalar için tapuları yenileme zorunluluğu olmadığını söyledi. Yasaya göre ev ya da işyerinin tapusunda kat irtifakı yazan malikler, bunu kat mülkiyetine dönüştürmek zorunda.

Tapu dairelerinde yenileme işlemi için binanın iskân belgesi isteniyor. Memurlar, iskânı olmayan vatandaşları belediyeye yönlendiriyor. Yasal süre içinde tapularını yenilemeyenlere bin TL ceza kesilecek. Ancak yasada cezanın, sadece halihazırda iskân belgesi olduğu halde tapusunu kat mülkiyetine geçirmeyenlere kesileceğine ilişkin hüküm yok. Gayrimenkul uzmanları bu sebeple iskân belgesi olmayanlara ceza verilebileceğini belirtiyor. Ceza yemek istemeyen vatandaşlar, iskân izni almak için belediyelere koşuyor. Ancak mal sahiplerinden iskan için toplanması neredeyse imkansız evraklar isteniyor. Bunlardan en çarpıcı olanı ise binayı yıllar önce yapan müteahhidin 'vergi ve sigorta prim borcu yoktur' yazısı. Belediyeler, müteahhidin ödemediği vergi ve prim borcunu vatandaştan istiyor.

Tapu ve Kadastro Genel Müdürü Zeki Adlı, Türkiye'de konutların yaklaşık yüzde 45'inin kat irtifakından mülkiyete geçirilmeyi beklediğini bildirdi. Adlı, söz konusu yasada belirtilen sürecin iskândan sonra başladığını dile getirirken, müeyyidenin iskânını almış binalar için geçerli olduğunu, iskân almayanlar için herhangi bir cezanın söz konusu olmadığını kaydetti. İskân aldıktan sonra da zaten çok fazla bir problemin bulunmadığını aktaran Adlı, "Ondan sonraki işlemler de çok fazla ahım şahım işlemler değil." diye konuştu. Zeki Adlı, tapudaki işlemin yaklaşık 120 TL'ye mal olduğunu, cins değişikliği yapılmadıysa bir miktar daha harç ödeneceğini sözlerine ekledi
Eklenme Tarihi : -
8. KİRA GELİRİNİ BİLDİRMEYENLER DİKKAT
Kira gelirini bildirmeyen yanar


KİRA gelirini hiç bildirmeyen ya da eksik bildirenler, aman dikkat!..

1-Vergide zamanaşımı süresi 5 yıl. Maliye 2-3 yıl hatta 4-5 yıl sonra dahi, gizlenen kiranın vergisini tespit edip alabilir.


2-Konut kira gelirlerini beyan etmeyenler, istisnadan da yararlanamazlar.

3-Vergi dairesi olayı tespit ettiğinde; kira gelirinin vergisini, bir kat "vergi ziyaı" cezasını ve geciken her ay için yüzde 2.5 gecikme faizini ister.

Son günlerde, maliyeciler kapı kapı dolaşıp, kiracılarla konuşup, gizlenen kirayı tespit ediyorlar.

Bu arada, kiracınız ya da herhangi birisi de kira gelirini beyan etmiyor diye, sizi ihbar edebilir.

Aman dikkat!..

Beyannamenizi verin. Geçmiş yılları da pişmanlık dilekçesi ile beyan edebilirsiniz.

KİMLER BEYANNAME VERECEK

1-Beyana tabi gelirleri, yalnızca konut kira gelirlerinden ibaret olan mükelleflerden; 2008 yılı içinde tahsil ettiği konut kira geliri 2 bin 400 TL'yi, 2009'da ise 2 bin 600 TL'yi aşanlar,

2-2008 yılı içinde, işyeri kira gelirleri olan ve bu gelirleri üzerinden vergi kesintisi yapılanlardan, yıllık kira gelirlerinin brüt tutarı yani vergi kesintisi yapılmasından önceki kira tutarı 2008'de 19 bin 800 TL'yi, 2009'da 22 bin TL'yi aşanlar,

3-Konut dışındaki gayrimenkulünü bedelsiz olarak oğluna, kızına, annesine, babasına, kardeşine ya da başka kişilere tahsis edenler,

4- Konutlarını oğlu, kızı, torunu, kardeşi, annesi, babası, büyük annesi ve büyük babası dışındaki kişilere kullanımları için bedelsiz olarak tahsis edenler,

5- Evlerinde, akrabaları dışındaki kişilerle birlikte oturanlar,

6- İşyerini vergi kesintisi yapma zorunluluğu olmayanlara (örneğin basit usule tabi olan mükelleflere) kiraya verenler,

7-Diğer mal ve haklardan, kira geliri elde edenler, gelir vergisi beyannamesi vermek zorunda.

BEYANNAME VERİLME ZAMANI

1 Ocak 2008-31 Aralık 2008 döneminde elde edilen kira geliri, istisna ve beyan sınırını aşan mükellefler, 2009 yılının 1-25 Mart tarihleri arasında yıllık gelir vergisi beyannamesi verecekler.

BEYANNAME VERİLECEĞİ YER

Kira gelirleri ile ilgili beyanname, mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine verilecek. Mükellefler genellikle ikametgahlarının bulunduğu yerin vergi dairesine bağlı oldukları için, kira geliriyle ilgili yıllık gelir vergisi beyannamelerini de, kira geliri elde ettikleri gayrimenkulün değil, kendi ikametgahlarının bulunduğu yerin vergi dairesine verirler.

NE ZAMAN ÖDENECEK

Kira gelirlerinin bildirildiği; yıllık gelir vergisi beyannamesi üzerinden hesaplanan gelir vergisi; MART ve TEMMUZ aylarında, iki eşit taksitte ödenecek.

Konut kirasında istisna ne kadar

1-2008 yılı içinde tahsil edilen brüt kira gelirinden, 2 bin 400 TL (2009 yılı için 2 bin 600 TL) istisna düşülecek.

2-İşyeri kira geliri elde edenler için 2 bin 400 TL'lik istisna uygulanmaz.

3-Birden fazla konuttan kira geliri elde edilmişse, 2 bin 400 TL'lik istisna, kira gelirlerinin toplamından indirilir. Başka bir anlatımla, kira geliri elde edilen her konut için ayrı ayrı 2 bin 400 TL'lik istisna uygulanmaz.

4-Bir konuta birden fazla kişinin örneğin karı-kocanın ortak olması halinde herkesin payına düşen kira gelirine ayrı ayrı 2 bin 400 TL istisna uygulanır.

İSTİSNADAN YARARLANMAYACAKLAR

1- Ticari, zirai veya mesleki kazancını yıllık beyanname ile bildirmek zorunda olanların (yani konfeksiyoncular, bakkal, kitapçı, tamirci, mobilyacı, yedek parçacı, nakliyeci, avukat, doktor gibi kişilerin) konut kira gelirlerinin olması halinde, istisnadan yararlanamazlar (GVK Md. 21/2).

2- Konut dışındaki gayrimenkullerin, örneğin dükkanların kira gelirleri, 2 bin 400 TL'lik (2009'da 2 bin 600 TL'lik) istisnadan yararlanamaz.

3- Konutlardan elde edilen kira gelirleri beyan edilmez ya da eksik beyan edilirse, 2 bin 400 TL'lik (2009'da 2 bin 600 TL'lik) istisnadan yararlanılamaz.

İşyeri kira geliri beyan sınırı nasıl

GERÇEK kişilerce elde edilen kira gelirinin, sadece kesinti (stopaj) yoluyla vergilendirilmiş işyeri kira gelirinden oluşması halinde, 2008 yılı için 19 bin 800 TL'yi aşmayan işyeri kira gelirleri beyan edilmeyecek.

2009 yılında, işyeri kira geliri elde edenler;

Yıllık brüt kira gelirleri 22 bin TL'yi aşmadığı sürece, bu gelirlerini beyan etmeyecekler.

Yıllık brüt kira geliri 22 bin lirayı aşanlar, yıllık gelir vergisi beyannamesi verecekler ancak 2009 yılında, 95 bin 600 TL'ye kadar yani aylık 8 bin TL civarındaki brüt kira gelirleri için, gelir vergisi ödemeyecekler. Hatta üste vergi iadesi alacaklar.

Gayrimenkul satışı ve miras kalan ev

Gayrimenkuller, edinme tarihinden itibaren 4 yıl (1 Ocak 2007'den itibaren edinilenler 5 yıl) içinde elden çıkartılırsa, bundan doğan kazanç "değer artışı kazancı" olarak beyan edilecek.

Elde edilen kazancın, 2008'de 6 bin 800 TL'si, 2009'da ise 7 bin 600 TL'si gelir vergisinden müstesna tutulacak.

Miras kalan ev ya da başka gayrimenkulün satışından doğan kazanç, tutarı ne olursa olsun, gelir vergisine tabi değil.

Mahkeme kararıyla tahsil edilen kira ve faizi nasıl beyan edilecek

KİRACI kirayı ödemede gecikince ya da kira tutarı üzerinde uyuşmazlık olunca, olay yargıya intikal ettiğinde, mahkeme kararına göre tahsil edilen kira, tahsil edildiği yılın kira geliri olarak beyan edilecek.

Mahkeme, kiranın yanı sıra mal sahibine bir de faiz ödenmesine karar vermişse, bu faiz de "Alacak faizi" olarak, yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilecek.

Kira, kaç aylık tahsil edilmişse, o kadarı beyan edilir. Örneğin, 2008'de kiracı 10 ay kira ödemişse, 10 aylık kira tutarı beyan edilir.

Geçmiş yıl kiraları tahsil edildiğinde de, geçmiş yılın değil, tahsil edildiği yılın kira geliri olarak beyan edilir.

Peşin alınan kiranın beyanı nasıl yapılıyor

MAL sahibi kiracıdan; bir, iki ya da üç yıllık kirayı peşin tahsil etmiş olabilir. Bu durumda, gelecek yıla isabet eden kiralar beyan edilmeyecek.

ÖRNEK:
Haziran 2008'de, bir yıllık kira olarak 24 bin TL peşin tahsil edilmiş.

Bu durumda, Haziran-Aralık 2007 kirası olan 14 bin TL 2008 yılı kira geliri olarak, 1-25 Mart 2009'da beyan edilecek.
 

 

Eklenme Tarihi : -
9. KİRA GELİR BEYANINDA İNCE NOKTALAR
Kira gelirlerinin beyanında ince noktalar


KİRA geliri olanların, içinde bulunduğumuz mart ayının 25'inci günü akşamına kadar, bu gelirlerini beyan etmeleri gerekiyor.

Kira gelirleri ile ilgili bazı ince noktalar var.


KENDİSİ DE KİRACI OLANLAR

Sahibi bulunduğu konutu kiraya veren bir kişi, kendisi de başka bir evde kira ile oturuyor olabilir. Bu durumda olanlara sağlanan "özel bir avantaj" var.

ÖRNEK: Nuri Bey, sahibi olduğu evi aylık 800 TL ile kiraya vermiş. Kendisi de bir başka evde aylık 1000 TL kira ödemektedir. Bu durumda;

1- Nuri Bey, kira gelirlerini vergi dairesine beyan etmek zorunda.

2- Kira gelirini beyan ederken, ödediği kirayı, aldığı kiradan düşüp, hiç vergi ödemeyebilir.

3- Ödediği kirayı, aldığı kiradan düşmek isteyenlerin "gerçek gider" yöntemini seçmeleri gerekiyor.

4- Daha önce, konut kira gelirini beyan edenler, "götürü gider" yöntemini seçmişlerse, iki yıl süre ile bu yöntemden vazgeçemezler.

YURTDIŞINDA ÖDENEN KİRA

Yurtdışında oturdukları eve kira ödeyenler, Türkiye'deki evlerinden kira geliri elde ediyorlarsa, "gerçek gider" yöntemini seçmek suretiyle, yurt dışında ödedikleri kirayı, Türkiye'de tahsil ettikleri konut kirasından mahsup edebilirler. Böyle olunca, büyük bir olasılıkla Türkiye'de hiç vergi ödenmez.

YENİ EV ALANLAR

Kiraya verdikleri evi yeni almış olanlar;

Satın aldıkları yıldan itibaren 5 yıl süre ile satın alma bedelinin yüzde 5'ini, o evden aldıkları kira gelirinden düşüp, hiç vergi ödemeyebilirler.

ÖRNEK:
Niyazi Bey, 2008 yılında 400 bin TL'ye aldığı evi aylık 1500 TL'ye kiraya vermiştir.

Bu durumda;

1- Niyazi Bey, kira gelirlerini beyan etmek zorunda.

2- Beyan ettiği kira gelirinden (örneğin 18 bin TL'den) evi satın aldığı bedelin yüzde 5'ini (20 bin TL'yi) "gerçek gider" yöntemini seçmek suretiyle düşebilecek.

3- Sonuçta; (18 bin TL) (20 bin TL) = - 2 bin TL

yani Niyazi Bey beyanname verecek ama beyan edeceği bir kira geliri yok. Gelir Vergisi de ödenmeyecek.

KREDİ İLE GAYRİMENKUL ALANLAR

Kiraya verdikleri evi ya da işyerini, banka kredisi kullanmak suretiyle alanlar, beyan edecekleri kira gelirinden, ödedikleri faizi düşebilirler.

ÖRNEK :
Ekrem Bey, kiraya verdiği evden, 2008 yılında 24 bin TL kira geliri elde etmiştir. Bu ev için almış olduğu "konut kredisi" nedeniyle de 2008 yılında 30 bin TL faiz ödemiştir.

Bu durumda, Ekrem Bey "gerçek gider" yöntemini seçmek suretiyle, 24 bin TL kira gelirini beyan edecek. Bu kira gelirinden de, bankaya ödediği 30 bin TL faizi düşecek.

Sonuçta, Ekrem Bey hiç vergi ödemeyecek.

İşyeri kirasında 85.6 milyon TL'ye kadar vergi yok

2008 yılında ayda 7 bin 136 TL yıllık 85 bin 632 TL'ye kadar olan işyeri kira gelirleri için, beyanname verildiğinde 1 TL dahi vergi ödenmeyeceği gibi, üste "vergi iadesi" alınacak. Örneğin, ayda 5 bin TL kira geliri olan Zehra Teyze, 1602 TL vergi iadesi alacak. 2009 yılı kira gelirlerinde ise yıllık 95 bin 600 TL'ye kadar kira gelirine, hiç vergi ödenmeyecek, vergi iadesi alınacak.

İade, kiralardan kesilen stopajın, hesaplanan gelir vergisinden mahsubu sonucu çıkıyor.

KİRACI STOPAJI YATIRMAZ

Mal sahibi açısından hiçbir şey olmaz!..

Nedenine gelince, kiracının yüzde 20 stopajı vergi dairesine beyan etmemesi ya da ödememesi yönünden, mal sahibinin hiçbir sorumluluğu yok.

Mal sahibi, beyanname verdiğinde, yüzde 20 stopajı (vergi dairesine yatırılmamış olsa dahi) hesaplanan gelir vergisinden mahsup edebilecek. Ancak, "vergi iadesi" talebinde, stopajın ödenmiş olması koşulu aranıyor.

Kredili aldığı yeni evi kiraya verene vergi yok

BU durumda olanlar, konut kira gelirlerini beyan edecekler ancak "gerçek gider" yöntemini seçmek suretiyle, hiç vergi ödemeyecekler.

Nasıl mı?

Çok basit... Aldıkları konut kirası tutarından;

1- Bankaya ödedikleri konut kredisini

2- Yeni evin satın alma bedelinin yüzde 5'ini

düşecek, sonuçta hiç vergi ödemeyecekler.

KARISININ DÜKKANINI KULLANANLAR

Mülkiyeti karısına ait büroyu ya da dükkanı, kira ödemeden kullananlar için bir sorun yok. Ancak eşleri, kira geliri elde etmiş gibi, emsal kira bedeli üzerinden, gelir beyan edip vergi ödeyecekler.

2008 yılı kiralarının gelir vergisi tarifesi

7 bin 800 TL'ye kadar: % 15

19 bin 800 TL'nin 7 bin 800 TL'si için 1170 TL, fazlası: % 20

44 bin 700 TL'nin 19 bin 800 TL'si için 3 bin 570 TL,

fazlası: % 27

44 bin 700 TL'den fazlasının 44 bin 700 TL'si için

10 bin 293 TL, fazlası: % 35

2009 yılı kiralarının gelir vergisi tarifesi

8 bin 700 TL'ye kadar: % 15

22 bin TL'nin 8 bin 700 TL'si için 1305 TL, fazlası: % 20

50 bin TL'nin 22 bin TL'si için 3 bin 965 TL, fazlası: % 27

50 bin TL'den fazlasının 50 bin TL'si için 11 bin 525 TL,

fazlası: % 35

Hem konut hem işyeri kira geliri olanlar ne yapacak

KONUT kira gelirleri; 2008'de 2 bin 400, 2009 yılında da 2 bin 600 TL'yi

İşyeri kira gelirleri de, 2008'de 19 bin 800, 2009 yılında da 22.00 TL'yi

aştığında beyan edilecek.

Hem konut hem de işyeri kira geliri olanlar, konut kira gelirinin istisnayı aşan kısmı ile işyeri kira toplamı, 2008'de 19 bin 800 TL'yi, 2009 yılında da 22 bin TL'yi aştığında beyan edecekler.

ÖRNEK: Leyla Teyze'nin 2008 yılı konut kira geliri 9 bin TL, işyeri kira geliri ise 15 bin TL'dir.

Bu durumda, konut kira gelirinden 2 bin 400 TL istisna düşüldükten sonra kalan 6 bin 600 TL ile 15 bin TL işyeri kirasının toplamı olan 21 bin 600 TL, 19 bin 800 TL'yi aştığı için, Leyla Teyze her iki kira gelirini de beyan edecek.

Gurbetçinin Türkiye'deki işyeri kirasına vergi yok

YURT oturma ya da çalışma izni bulunan vatandaşlarımız, Türkiye'de elde ettikleri stopaja tabi işyeri kirasını, tutarı ne olursa olsun beyan etmeyecekler.

Konutlarda durum farklı. 2008'de yıllık 2 bin 400, 2009 yılında da 2 bin 600 TL'yi aşan konut kira gelirlerini, Türkiye'de beyan edip, gelir vergisi ödeyecekler.

DOLAR CİNSİNDEN KİRALAMA

Kiranın dolar, Euro ya da başka bir yabancı para cinsinden tahsil edildiği durumlarda, kiranın tahsil edildiği gündeki Merkez Bankası döviz alış kuru ile değerlendirilir ve karşılığı Türk parası kadar kira geliri elde edilmiş sayılır.
 

 

Eklenme Tarihi : -
10. EV ALIRKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR
Konut alırken bunlara dikkat edin!
Uzmanlar, konut alacaklara altın gibi tavsiyelerde bulundu...
Konut mu almak istiyorsunuz? İşte size konut alırken nelere dikkat etmenize dair özel bir rehber...
Ev sahibi olmak hemen hepimizin hedeflerinden biridir. İster ikinci el, ister proje aşamasında konut alın, mutlaka ki değerlendirmeniz gereken bir çok konu ve dikkatli olmanız gereken bazı unsurlar var. İşte konut alımı sırasında önceden düşünmeniz ve araştırmanız gereken bazı öğeleri sizler için derledik.

Konut seçiminde ilk düşüneceğiniz konu alacağınız konutun amaca uygunluğu. Yatırım amaçlı mı, yoksa yaşamak için mi konut alıyorsunuz. Eğer yatırım amaçlı alıyorsanız mutlaka ki az maliyetle yüksek getiri almak sizin için en önemli konu. Eğer amacınız satın aldığınız konutta yaşamak ise konutun bulunduğu çevre ve kalitesi, çocuğunuz varsa okula mesafesi, arabanız varsa otoparkının olup olmaması gibi bir çok farklı etken seçiminize yön verecektir. Tabi bir de işin hukuki yönleri var.

Hukuki Değerlendirme

Konutun tapusu tek kişi üzerine mi yoksa ortaklı mı? Kullanım hakkı ve irtifa durumu nedir? Kat İrtifakı bir arsa üzerinde yapılacak veya yapılmakta olan bir veya birden çok yapının bağımsız bölümleri için, o arsanın maliki veya ortak malikleri tarafından, Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine göre kurulan irtifak hakkıdır. Dolayısıyla kat mülkiyetinden söz ederken, tamamlanmış bir yapının daire, büro, dükkan, depo, kat gibi bölümlerinden ayrı ayrı ve başlı başına kullanılmaya elverişli olanları üzerinde, o taşınmazın maliki veya ortak malikleri tarafından Kat Mülkiyeti Kanunu hükümlerine göre kurulan özel bir mülkiyet hakkından bahsediyoruz.

Satın alacağınız veya aldığınız bağımsız bölümün tapusunda sizin hisseniz arsa hissesi olarak gözüküyorsa, kat irtifakı veya kat mülkiyeti tesis edilmesini engelleyen bir neden olabilir. Bu nedenle, Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre cins değişikliği yapılmamış demektir. Ayrıca bu konut iskansız da olabilir. Bu konuyu mutlaka önceden araştırmanız gerekir. Ayrıca unutmamanız gerekir ki, konutunuzu kredi ile almayı planlıyorsanız, konut Kredisi sadece kat irtifakı / kat mülkiyeti alınmış konutlara verilmektedir.

Araştırmanız gereken bir diğer konu da tapu kaydında konut üzerinde herhangi bir kısıtlılık hali bulunup bulunmadığı. Tapu dairesinden öğrenebileceğiniz bu bilgiyle almayı düşündüğünüz konut üzerinde ipotek, haciz gibi kısıtlılık halleri varsa satın alma durumunda çeşitli problemlerle karşılaşmanız kaçınılmazdır.

Ayrıca düşünmeniz gereken bir diğer konu da, varsa, konut içinde ikamet etmekte olan kiracılarla ilgilidir. Konutu satın almadan önce mutlaka kira sözleşmesini okumanızı öneririz.

Konum

Alacağınız konutun öncelikle tercihimiz olan bölge ve sosyal çevreye uygunluğu çok önemlidir. Elimizde olan paranın tutarına göre bazı durumlarda çeşitli feragatlerde bulunmamız gerekebilir. Merkeze yakın olmak çoğu zaman fiyatları yukarı yönde etkilerken daha düşük veya eski standartlarda evlerle yetinmemize neden olabilir. Merkezden uzaklaştıkça genelde fiyatın düşmesinin yanında çeşitli artılara ulaşmak da mümkün. Tabi bulunduğumuz şehre göre bu beraberinde trafik gibi sorunları beraberinde getirebilir. Gene de şu noktaları dikkate almakta fayda var:

- Konutun işyerimize, okulumuza, merkezlere uzaklığı ve ulaşım durumu
- Konutun çevresinde kamusal alanlar ile binaya ait alanlar birbirinden ayrılmış mu
- Sağlık hizmetlerine kolay erişilebiliyor mu?
- Posta ve kargo gibi ulaştırma hizmetlerine kolayca erişilebiliyor mu?
- Yakın çevrenizde yeşil alan var mı?
- Konutun manzarası var ise ileride kapanma olasılığı var mı?
- Etrafınızda Çarşı, alışveriş merkezi en azından ufak tefek gündelik ihtiyaçlarınızı karşılayacak market gibi yerler var mı?
- Acil durumlarda ambulans, iftaiye gibi hizmetler konutunuza kolayca erişebilir mi?
- Konutunuzun bulunduğu çevre güvenli bir çevre midir? Bölgedeki suç oranları nedir?
- Konut dışındaki ses düzeyi nedir? Özellikle evinizde çocuk veya hasta varsa bu düzeyin yüksekliği sizi çokça etkileyebilir.
- Bina çevresinde insan sağlığını etkileyebilecek yüksek gerilim hattı, gürültü var mı? Atık suları nasıl uzaklaştırılıyor? Endüstriyel üretim tesisi gibi çevreyi kirleten kaynaklar var mı?
- Deprem, sel gibi doğal afetlere açık bir bölge mi, ne gibi önlemler alınımış?

Ekonomi
Bunların dışında konutu alacağınız bölgede genel bir fiyat araştırması yapmanızı ve almayı planladığınız evi semtteki diğer evlerle kıyaslamanızı öneririz. Konutun satış fiyatı yanında kiralama fiyatlarının da sizin için uygun düzeyde olup olmadığını araştırmakta fayda var.
Alacağınız konutun banka kredisine uygunluğu da bir diğer önemli konu. Alırken kredi kullanmayı düşünmüyorsanız bile ileride satmak istediğinizde karşınıza çıkacak alıcıların büyük bir kısmı krediye uygun ev arıyor olacaklardır.

Konutun geçmiş yıllara ait elektrik, su, çevre vergisi, emlak vergisi gibi borçlarının olup olmaması önemli bir konu. Ayrıca geçmiş yıllara ait ödenen ısınma bedellerini öğrenmekte büyük fayda var. Hem bütçenizi planlamanız, hem de binada yeterli yalıtım olup olmadığını öğrenmeniz için bu bilgileri varsa komşularınızın geçmiş faturalarına bakarak araştırabilirsiniz.

Alacağınız konutun tadilat ihtiyacı da diğer bir bütçe kalemi. Keyfi yenilemelerin dışında tadilat, bakım ve onarım gerektiren bölüm ve cihazlar varsa bunlar evin satış bedelinin üstüne eklenerek evin sizin için toplam maliyetini oluştururlar. Özellikle kirli/temiz su ve elektrik tesisatlarının eski olması sizin için ekstra maliyet çıkarabilir ve denetlenmesinde fayda vardır.

Binanın tadilat ihtiyaçları ve bunlara dair planlamalar göz önünde bulundurmanız gereken bir diğer konu. Yenilenen ve taksitlere bölünmüş olan asansör, boya, çatı, yalıtım gibi giderler siz evi satın aldıktan sonra size mi, yoksa eski ev sahibine mi aittir? Bu tarz binaya ait büyük değişimler gerekiyorsa ödediğiniz ev taksidi yanında bir de bu tarz maliyetleri göz önüne almanız gerekebilir. Ayrıca binanın yönetim ve aidat sistemi, katılım gibi konularda önceden araştırmanız gereken diğer unsurlar.

Binaya Ait Özellikler
Konutla ilgili ilk bakmanız gereken özelliklerden biri bugünkü ihtiyaçlarınız yanında gelecekteki ihtiyaçlarınızı da karşılayıp karşılamadığı. Örneğin aileye katılacak yeni bireyler, uzun süreli misafirler, büyüyen çocukların artan alan ihtiyaçları gibi ileriye dönük ihtiyaçlarınız için modifiye edebileceğiniz bir konut aramak uzun vadede sizi çok rahatlatacaktır. Eğer varsa özellikle engelliler ve yaşlılar için de gözlemde bulunmanız gereklidir. Örneğin koridorların tekerlekli sandalye için uygun genişlikte olması, merdiven ve sahanlıkların dönüşe uygun olması gibi.

Aynı zamanda bina girişlerinde olması gereken rampalar, modifiye edilebilecek olan wc ve banyolar gibi özellikler sandığınızdan çok daha önemli olabilir. Ayrıca acil durumlarda sedye taşınmabilmesi için uygun genişlikte koridor ve asansörlere de ihtiyaç duyabilirsiniz. Bebek arabaları için de durum aynı şekilde söz konusudur.

Binanın dış girişi de seçiminizi etkileyebilecek etkenlerden biridir. Girişte rüzgar, kar, yağmur gibi dış etkenlerden korunmanız için rüzgarlık veya saçak bulunması; gece yarısı güvenli bir şekilde girebileceğiniz gibi aydınlatılıyor olması, yabancıların girişini caydıracak düzeneklerin bulunması bina adına artı puan sağlar. Binada olabilecek çöp bacası, sığınak gibi ekstralar da hayatınızı kolaylaştımak için size çok faydalı olacaktır.

Taşıyıcı sistem ve deprem dayanımı: Bina ve zemin etüdü yapılmış binalara yerleşmek her zaman için çok avantajlıdır. Eğer binanın onaylı bir taşıyıcı sistem projesi de varsa içiniz rahat olarak yerleşebilirsiniz. Fakat çoğu eski yapı yeni deprem yönetmeliklerine uygun olarak inşa edilmemiştir. Böyle bir durumda bir uzmandan faydalanarak binanın taşıyıcı sisteminde önceden onarım yapılıp yapılmadığının kontrolü, binada bulunan çıkmalar, sonradan müdahele ile açılan boşluklar, kaldırılan duvarlar, bodrum katı olup olmaması, hazır beton kullanımı, suya karşı alınan önlemler, çevredeki diğer binaların durumu ve etkisi kontrolleri yaptırmanızı öneririz. Tabi elinizde binanın yapımı sırasında çekilmiş fotoğraf varsa özellikle temellerde su yalıtımı olup olmadığı konusunda kesin kanıtlarınız olabilir. Bu gibi kesin kanıtların dışında bir uzmana danışmakta her zaman fayda vardır.

Mutfak ve Banyolar: Mutfak ve banyolar için en önemli unsur tesisatların iyi bir şekilde çalışması ve kullanım alanının yeterliliğidir. Çamaşır, bulaşık vb makinalarınız için tesisat bağlantıları, sıcak su tesisatının olup olmaması, havalandırma ve ışık kontrolü, donatılarda (lavabo, küvet vb) çatlama, kırılma ve su sızdırma gibi unsurlar dikkat edilmesi gereken diğer konulardır.

Duvarlar, Tavanlar, Döşemeler: Duvarlarda siyah leke, küf gibi sorunlar varsa gerekli ısı ve su yalıtımı yapılmamıştır. Özellikle sıcak ve kuru mevsimlerde yeni yapılmış boya badana söz konusuysa konuyu ayrıntılı olarak araştırmanızı öneririz. Duvar, tavan ve döşemelerde çatlama, dökülme, kabarma, küflenme, solma vb problemler, balkon ve teraslarda suyun rahatça uzaklaşabilmesi , döşemelerin kolay temizlenebilir olması ve farklı döşeme birleşimlerinde uygun çözümlerin uygulanmış olması dikkat etmeniz gereken diğer konular. Ayrıca süpürgeliklerin döşeme ve duvarla birleşim yerleri de dikkat edilmesi gereken diğer bir konu.

Kapılar ve Pencereler: Aksamı tam ve düzgün çalışan kapı ve pencereler, özellikle ısı ve ses yalıtımı da yapılmışsa ihtiyacımızı karşılayabilir. Fakat eşya giriş çıkışları için genişlikleri, eşik ve denizliklerde bozulmalar, kırılma, ayrılma gibi problemler gene de dikkat etmemiz gereken noktalar. Ayrıca pencerelerin dışarıdan kolay temizlenebilir olması önemli.

Çatılar ve Bodrum Katları: Çatı ve bodrum katlarının performanslarını takip etmek için özellikle yağmurlu günleri seçmelisiniz. Bunun dışında gerekli yalıtımların yapılıp yapılmadığı, varsa ısıtma sistemlerinin uygunluğu ve havalandırması gibi konularda uzman yardımı almak isteyebilirsiniz.

Elektrik, Telefon ve Aydınlatma Sistemi: Öncelikle elektrik sisteminin sahip olduğunuz cihazların yükünü kaldırabilecek seviyede olup olmadığının ve topraklama sisteminin kontrolünü yapmak gerekiyor. Ayrıca mekanlardaki priz, anahtar ve aydınlatma elemanlarının çalışıp çalışmadığı, sayıca yeterliliği, uygun konumlandırılması ve ayrı sigortalardan çalışıp çalışmadığının kontrolü yapılmalı. Kablo TV, anten, Digitürk gibi bina içinde ortak kullanıma uygun sistemler olup olmaması, telefon hatlarının çekilmiş olması ayrıca varsa kapı zili, duafon ve videonun çalışır durumda olması dikkat edilecek diğer hususlardır. Ayrıca bahçe, balkon ve teraslarda da elektrikli cihazlar için priz olmasını tavsiye ederiz. Apartmanın ortak alanlarında yer alan aydınlatmalarda elektrik kesilmesi gibi normal dışı durumları destekleyecek sistemler, hareket sensörleri, olabiliyorsa jenaratör konfor ve güvenliğiniz için önemlidir.

Ayrıca binanın ve dairenizin ısıtma, soğutma ve havalandırma sistemi, kullanılan sıhhi tesisatlar ve yangın güvenliği gibi konuları da kontrol etmenizi öneririz.

Tabi eğer inşa haline bir konut alıyorsanız yukarıdaki önerilerimiz dışında bir de satıcının güvenilirliği, mali durumu, geçmişte sattığı konutlar, size taahhüt ettiği süre, maliyet ve kalite koşullarını sağlayıp sağlayamayacağı gibi konular söz konusu. Eğer inşa halinde bir konut satın alıyorsanız yukarıda saydığımız konular dışında bu konuları da dikkatle incelemenizi öneririz.
Eklenme Tarihi : -
11. TRAKYALIYIZ FARKLIYIZ ?
Yapılan bir  araştırmaya göre yazıyorum. Sadece trakyalı köpekler 'çü, çü be, çüdü be'  kelimelerini anlıyor. Diğerlerinin kelime haznesi 'hoşt' tan  ibaret.

trakya insanı sıcak kanlıdır; bir şeyin altında başka şeyler  aramaz kalbi temizdir çünkü.. karşısındakiyle hemen iletişime geçer... çok da  tatlı bi şivesi vardır...

İyi niyetli, alçak gönüllü olmamız geçmişimizi  bilip geleceğimize sahip çıkmamız en büyük özelliğimizdir.

Cumhuriyete ve  Atatürk´e her daim bağlı olmasıdır.

Modern bir zihniyete sahip olmamız  ilk etapta göze çarpıyor bence. Sıcakkanlılığı ise en güzeli:)
bir de 7 den  70 e herkes herkesle çok rahat iletişime geçebiliyor işte buna  bayılıyorum:):):)

Sıcak kanlıyız hemen kaynaşırız. Hoşgörü desen alası  bizde. Bir de en çok sevdiğim özellik: Yediden yetmişyediye her kişiye söz hakkı  tanırız.

sağlam içmesidir, üj dört bej diye saymasıdır, samimi olmasıdır,  renkli gözleridir, h leri söylememsidir.

Tek bir kötü özelliğini gördüm  memleketim insanının akraba ilişkileri çok ama çok zayıftır(istisnalar  hariç)...

Trakya Türkiye nin batıya dönük yüzüdür.Trakya Türkiye deki  avrupadır. Trakyalılar hem zeki hemde kültürlüdür.Atatürk ü ve Atatürkçülüğü  sindirmiş onu ve düşüncelerini en iyi anlamış asla onun yolundan  şaşmayanlardır.Bizi Cumhuriyetimizle,  rakımızla,balığımızla,köftemizşe,şarabımzla bıraksınlar bu ülkeyi tüm  sevmeyenler biz onlara inat sonsuza kadar burada olacağız.

Hürriyet  yazarı Cüneyt ÜLSEVER TRAKYA İNSANI adlı yazısndan alıntıdır:
Ege insanı ile  Trakya insanının karakter özellikleri çok farklı değil. Ancak, Trakya Ege´ye  göre dışarı daha az açılmış olduğu için Trakya insanı özelliklerini daha duru  tutmuş. Ege insanı ne de olsa ticaret, turizm gibi faaliyetlerle dışarıya daha  açık, dışarıdan daha çok etki alıyor.
* * *
Her şeyden evvel; çoğunluğu  Yunanistan, Bulgaristan´dan mübadil olan Trakyalılar fiziken güzel insanlar.  Açık buğday tenleri ve renkli gözleriyle daha uzaktan insanın dikkatini  çekiyorlar. Köy sokakları, koşuşan sarı kafalı oğlanlarla dolu.

Dışa çok  açılmamışlar ama yabancıya çok açıklar. Zahir, geldikleri yerlerde kendileri de  'yabancı' oldukları için meramlarını anlamak, yabancılara yardımcı olmak için  çok gayret gösteriyorlar.
Ancak, görgü kurallarına çok bağlı iseniz sizi  rahatsız edebilirler. Zira karşılarındaki insanlara ilk tanıştıklarında dahi  'sen' diyorlar, 'siz' kelimesi sözlüklerinde yok.

Kaç-göç nedir  bilmiyorlar. Erkek ve kadınlar bir arada yaşıyorlar, türban takan kadınlara  rastlamak çok zor. Ama köy kadınları, tıpkı anneannem gibi, başlarını muhakkak  en azından bir tülbentle örtüyorlar. Sahillerde ise köy kızları en cüretkár  bikinilerle arz-ı endam ediyorlar. Oğlanlar ile haşır neşirler ama herhangi bir  'vukuat'a hiç rast gelmiyorsunuz.
Galiba, dünyayla en barışık insanlar  Trakya´da yaşıyorlar. Değil kavga, bağırış çağırışı dahi doğru dürüst  bilmiyorlar. Trakya´da insan gürültüsü duymuyorsunuz.
Ne yalan söyleyeyim,  barışsever ruhlarında alkolün ne kadar etkisi var, bilemiyorum. Köyler bile bira  şirketinin mavi bayrak ve flamalarıyla donatılmış. Beni ziyarete gelen oğlum,  bölgenin bira şirketi tarafından yönetildiğini düşündü: 'Bira  Cumhuriyeti!'
Ama içki onları agresif değil, tersine yumuşacık insanlar  yapıyor. Bir Trakyalının günü 'piizlenmeden' bitirmesi imkánsız. İçki içmeye  'piizlenmek' tabirini kullanıyorlar.
* * *
Çok verimli topraklarda  yaşıyorlar. Trakya gerçekten yeşil, yemyeşil. Hele hele ağustos ayında büyüyen  ayçiçekleri, yeşilin arasına sarıyı da serpiştirince dağların, ovaların renk  cümbüşüne doyum olmuyor.
Zaten, ayçiçekleri toplanıp tarlalar renk armonisini  yitirmeye başladıklarında hazanın gelmeye başladığını, tabiata yavaş yavaş  hüznün çökmekte olduğunu fark ediyorsunuz.
Sonbaharda köyün sahil bölümü de  boşaldığında yatak odanızda denizin haşin dalgalarının sesini dinleyerek uyumaya  başlıyorsunuz.
Her türlü meyve ve sebzenin bol bol yetiştiği Trakya´da hayat  da çok ucuz. Bir yaz köylülerden kendi ürünlerini satın alarak yaşadıktan sonra  İstanbul manavlarına bir süre düşman kesiliyorum.
* * *
Trakya´da hayat  sakin ve dingin. Hemen kimse meseleleri mesele yapmadan yaşamayı beceriyor.  Hayat ile barışık olmak, onu yenmeye kalkmaktan daha keyifli olsa  gerek!

Rahata
Ve rahatıımıza  düşkünüz.
Neşeli
ve güler yüzlüyüz.

Azıcık çalışmayı,
Çokça  tatili
En çok mangalı
Üstüne balığı
Yanına rakıyı  severiz...

Türkçeyi 28 arf konuşur,
'H' arfini kullanmaya gerek  duymayız.
Kötü söz bilmez, edilse de duymayız.

En hoş  görülü,olduğumuzdan biz de asayiş olayı olmaz.
En eğitimli,olduğumuzdan biz  de gerici olmaz.

En yüksek gelirli, oldumuzdan Türkiye´nin vergi yükü  sırtımızdan eksik olmaz.

En güvenli olduğumuzdan her memleketlisi gelmese  olmaz.

İrticacılara teslim olmadığımızdan hükümet içkeye zam yapmasa  olmaz.

Müzik bitmeden ortamdan ayrılmak, şişe bitmeden masadan kalkmaz  bize hiç olmaz... 
Eklenme Tarihi : -
12. KİRACI EV SAHİBİ İLŞKİSİNDE YENİ DÖNEM

Kiracı ev sahibi ilişkisinde yeni dönem

 
Kiracı ev sahibi ilişkisinde yeni dönem
Ev sahipleri, Türk Borçlar Kanunu Tasarısının mevcut haliyle yasalaşması halinde “Dedem, torunum, evlatlığım oturacak” diyerek, kira sözleşmelerini dava yoluyla sona erdirme olanağına kavuşacak.

TBMM Adalet Komisyonunun 212 maddesini kabul ettiği 649 maddelik Türk Borçlar Kanunu Tasarısı, kiracı-ev sahibi ilişkisi konusunda da önemli yenilikler içeriyor.

Tasarının hazırlanması için Adalet Bakanlığında oluşturulan komisyona başkanlık eden ve Adalet Komisyonundaki çalışmalara da katılan İstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nevzat Koç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ev sahipleri lehine tasarıda yer alan yenilikler hakkında bilgi verdi.

“Kiracının korunması” ilkesi doğrultusunda hazırlanan tasarıda, konut ve iş yerini kiraya verenlerin menfaatlerinin de gözetildiği düzenlemelere yer verildiğini ifade eden Koç, tasarının yasalaşması durumunda, Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanununun da yürürlükten kaldırılacağını ve birçok Avrupa ülkesinde olduğu gibi, kira sözleşmesinin de temel kanun olan Borçlar Kanununda düzenlenmiş olacağını belirtti.

“ADİL DENGE KURULMAYA ÇALIŞILDI”

“Tasarıda, kiracının korunması ilkesinden vazgeçilmeksizin, kiraya veren ve kiracının karşılıklı menfaatleri arasında, adil denge kurulmaya çalışılmıştır” diyen Koç, şunları kaydetti:

“İsviçre borçlar hukukunda kiracıları koruyan düzenlemeler vardır. Türkiye'de de bu korumanın, günümüz koşullarında da sürdürülmesi gerekir. Ancak, bu durum, kiraya verenlerin menfaatlerinin de görmezlikten gelinmesini gerektirmez. Tasarıda, tarafların karşılıklı menfaatleri arasında adil bir denge kurulması amaçlanıyor. Kira sözleşmeleri bakımından da sözleşme özgürlüğü ilkesine daha uygun düşen bir düzenleme yapılmış olmakla birlikte, kiracıların korunması amacıyla, emredici nitelikte hükümlere de yer verilmiştir.”

TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet İyimaya da malik ile kiracı arasındaki çıkar çatışmasında adalet terazisini dengelemenin, komisyonun temel görevi olacağını söyledi. İyimaya, “Ancak bunun nasıl olacağını şimdiden kestiremeyiz” dedi. İyimaya, hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür ettiği tasarıyı da “muhteşem bir eser” diye niteledi.

“OĞLUM EVLENECEK, ÇIK” DÖNEMİNDEN, “EVLATLIĞIM OTURACAK” DÖNEMİNE

Tasarıya göre, ev ve iş yerini boşalttırmak isteyen kiraya verenlerle kiracılar arasında en sık karşılaşılan sorunlardan biri olan kira sözleşmesinin dava yoluyla sona erdirilmesinde yeni bir döneme girilecek.

Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanunda, kiraya verenin, kendisinin, eşinin ve çocuklarının konut ve iş yeri ihtiyacı ileri sürülerek tahliye davası açabileceği öngörüldüğü halde, tasarıda, “kendisinin, eşinin, altsoyunun, üstsoyunun ve kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişilerin gereksinimi sebebiyle, kira sözleşmesini dava yoluyla sona erdirebilmeye” olanak sağlanıyor. Böylece, kiraya verenler, üstsoyunun (örneğin, babasının veya büyük babasının) ve altsoyunun (torunlar) konut veya iş yeri gereksinimini ileri sürerek tahliye davası açabilecekler.

Bugünkü düzenlemeye göre, “Oğlum evlenecek. Kızım gelin olacak” şeklindeki gereksinimlerle tahliye davası açabilen kiraya verenler, tasarıdaki düzenlemenin yasalaşmasından sonra, “Babam, dedem, torunum veya evlatlığım oturacak” gibi gerekçelerle de kira sözleşmelerini dava yoluyla sona erdirebilecekler.

EV SAHİPLERİNE HAPİS CEZASI KALKIYOR

Gereksinim ileri sürülerek boşaltılan konut ve iş yerlerinin, 3 yıl süreyle eski kiracıdan başkasına kiralanamayacağına ilişkin mevcut düzenleme, tasarıda da korunmakla birlikte, “yeniden kiralama yasağına” aykırı hareket eden kiraya verenler için öngörülen 6 aydan 1 yıla kadar hapis ve 3 yıllık kira bedeli tutarınca ağır para cezası kaldırılacak. Bunun yerine, kiraya veren, söz konusu yasağa aykırı davrandığı takdirde, eski kiracısına, son kira yılında ödemiş olduğu bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlü olacak.

UYGUN KİRA BEDELİ ELDE ETME

Kira sözleşmesinin kurulmasından sonra, başlangıçta belirlenen kira bedeli, özellikle kanun gereği sözleşmenin süresinin uzatıldığı durumlarda, ekonomik koşullara bağlı olarak değiştirilebilecek. Böylece kiraya verenin, konut veya iş yerinin durumuna göre uygun bir kira bedeli elde etmesine olanak sağlanacak.

ELEKTRİK VE SU BORCU

Kiraya verenler, konut ve çatılı iş yerlerinde, sadece kira bedelini değil, elektrik ve su gibi yan giderleri de ödemeyen kiracılara karşı, temerrüt sebebiyle tahliye davası açabilecekler.

SÖZLEŞMEYİ TEK TARAFLI SONA ERDİRME HAKKI

Tasarıya göre, konut ve iş yeri kiralarında kiracı, süre bitiminden en az 15 gün önce bildirimde bulunmadığı takdirde sözleşme aynı koşullarla 1 yıl uzatılmış sayılacak. Ancak kiraya veren, 15 yıllık uzama süresi sonunda, bu süreyi izleyen her uzama yılının bitiminden en az 3 ay önce bildirimde bulunmak koşuluyla, herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeye son verebilecek. Düzenlemeyle, kiraya verene, tazminat ödemekle yükümlü olmaksızın, sözleşmeyi tek taraflı sona erdirme hakkı tanınmış olacak

HÜRRİYET GAZETESİ  23 KASIM 2008

Eklenme Tarihi : -
13. ASLA AMA ASLA MORALİNİZİ BOZMAYIN.

ASLA AMA ASLA MORALİNİZİ BOZMAYIN

007 Kasım ayından itibaren “Dünya krize girecek” diyen biri olarak, piyasalarda yayılan karamsar havayı gördükçe içimden şunu söylemek geliyor DURUM BAZILARININ İDDİA ETTİĞİ KADAR ÜMİTSİZ DEĞİL!

Lütfen dikkat edin kötü değil demedim, “ümitsiz değil” dedim!

Peki bunu söylerken amacım sadece moral vermek mi? Başka gerekçelerim var mı?

Var...

“Kriz çıkacak, dünya çok hızlı bir büzüşme dönemine girecek” derken nelere bakıyorsam, bugün bu cümleyi ederken de baktığım bazı “kriterler” ve en önemlisi “genel kurallar” var. O günlerde “aşırı genleşmeye sevinmek ve kendinden menkul sayıp” havalarda uçmak ne kadar abes ise, bugün “genleşmenin doğal sonucu olan” büzüşmeye aynı şekilde aşırı şekilde kendini kaptırmak o kadar abes! Bu doğal bir çevrim ve “hiçbir durum” kalıcı değil! Bırakın ekonomiyi “evrende tepede kalabilen bir dinamik” yok! Başlangıcı olan herşeyin bir zirvesi ve bir sonu var. Bu “olumlu ve olumsuz” bütün yapılar için geçerli...

Bu kuralları ekonomiye uygularsak, yaratılan ve anlatılan felaket senaryoları gerçekçi mi?

Soruya dünya “geneli” için cevap ararsak ben büzüşmenin yataylaşarak devam edebileceğini ama “daha da derine doğru” fazla yol alamayacağını düşünüyorum...

Kesintisiz “genleşme” nasıl olmadıysa, kesintisiz “büzüşme” de olmayacak!

“İyi ile kötü” daha doğrusu “olumlu ile olumsuz” çok sık yer değiştirecek ve “kısa süreli olumlu tepkiler” göreceğiz.

Sevgili dostlarım, bütün iş alemine, yatırım yapıp panik halinde “bittim” diyenlere, işini kaybedenlere, şok yaşayan herkese sesleniyorum ve samimi olarak söylüyorum moralinizi bozmayın! Algılamanızın “kötümser” dinamikler tarafından esir alınmasına izin vermeyin! Bunu “2007 yılında herşey en pembe iken”, ortaya çıkıp “genleşme bitti, dünya krize gidiyor” diyen ve o dönemde “hadi oradan” damgası yiyen biri olarak söylüyorum...

Bir örnek vereyim 2001-2002 döneminde bazıları o kadar karamsar bir ruh hali içine girdiler ki ellerindeki hisseleri endeks 0.42 cent seviyesini test ederken, daha da dibe gidecek “0” olacak diyerek sattılar. Sonra ne oldu? 1 birime sattıkları hisseleri, “büzüşme” doğal bir süreç içinde “genleşmeye” dönüşünce “dolar bazında 20 katına hatta dolar bazında bazıları 60 katına” çıktı!

O günlerde “yanıyoruz, daha da yanacağız” algılamasına “kendileri kaptıranlar”, çok kısa bir süre sonra “ne yaptık” demeye başladılar... Bu örnek sadece “hisseler için” geçerli değil! Aynı algılama içinde yaptığı inşaatları “cebinde para olmasına rağmen maliyetinin altında” satanları düşünün! Aynı ruh hali içinde 1 milyon 700 bin üstünde dolar alıp 5 sene aynı seviyeyi görmesini bekleyenleri düşünün!

Sevgili dostlar, iş sahipleri, patronlar, çalışanlar hatta işsizler umudunuzu kaybetmeyin!

Evet, dalganın “suyun içinde kalan” bölümündeyiz...Evet, nefes almakta zorlanıyoruz ama şunu bilin ki “bugünlere dalga altına girip, su üstüne çıka çıka” ve en önemlisi 1946’dan bugüne özellikle 1994’ten itibaren her 6 yılda bir krizlerle boğuşarak geldik!

“Kriz geliyor” iddiasında bir not düşmüştüm “bu yazıyı” saklayın demiştim. Şimdi de bir not düşüyorum bu yazıyı da saklayın ve işler tersine döndüğünde “ne kadar da karamsarmışız” demek için bir kez daha okuyun...Ve asla ama asla “ümidinizi kaybetmeyin”! GECENİN EN KARANLIK ANI, SABAHA EN YAKIN ANDIR!!

YİĞİT BULUT  GAZETE VATAN

Eklenme Tarihi : -
14. KOOPARATİFLER
Ali Hepşen İÜ İşletme Fakültesi Finans Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi Gayrimenkul finansmanının temel amacı, gayrimenkul satın almak isteyen kişilere ya da gayrimenkul projelerini gerçekleştirmek isteyen kurumlara, ihtiyaç duydukları fonları sağlamaktır. Geçtiğimiz günlerde yapı kooperatifleri aracılığı ile konut sahibi olmak isteyen vatandaşlar Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından uyarıldı. Konut yapı kooperatifleri tarafından yayın organlarına verilen ilanlarda ve bastırılan broşürlerde yer alan açıklamalara Bakanlık tarafından açıklık getirildi. Ülkemizde faal 36.288 Konut Yapı Kooperatifi bulunmakta, bu kooperatifler ortaklarına önemli sayıda konut teslim ederek, konut ihtiyacının karşılanması konusunda vatandaşlara katkılar sağlamaktadır. Ancak, son günlerde bazı kooperatifler tarafından yayın organlarına verilen ilanlar ile bastırılan broşürlerde, Çok düşük miktarlı ödeme taksitleri, Konutların, olması gerekenden daha erken bir sürede teslim edileceği, "Uydu kentin yol yapımı ile ilgili ihaleler Belediye tarafından şimdiden yapılmış durumda …", "Toplu Konut İdaresi'nin kredi desteği ile" şeklindeki ifadelerle kamu kurum ve kuruluşlarının isimlerinin kullanıldığı, Ayrıca, "aidat miktarları" ve "ortak sayısı"nın tespiti kooperatif genel kurulunca karar verilmesi gereken hususlar olduğu halde; "Aidatlar her yılın ocak ve haziran aylarında memur maaş artış katsayısı oranında artırılacaktır", "Fazla talep olması halinde yeni başvurular kabul edilmeyecektir" şeklinde açıklamaların yapıldığı görülmektedir. Broşürlerde yer alan bu tür açıklamalar kamuoyunu yanıltıcı, vatandaşın zihninde kolay yoldan konut sahibi olunabileceği izlenimi yaratan ifadelerdir. Bu türden açıklamalara çok dikkat edilmesi gerekmektedir. Dikkat edilmesi gereken konular Kooperatiflere ortak olacak vatandaşlarımızın; Ortak olacakları kooperatifin ana sözleşmesini temin etmeleri, Ortaklık hak ve yükümlülüklerini öğrenmeleri, Kooperatifçe talep edilen ve edilecek olan aylık ödemeleri kendi ödeme güçleri ile karşılaştırmaları, Kooperatifin arsası ile tapu, imar, proje ve inşaat durumunu araştırmaları, tereddüt duyulan bir hususa rastlanması halinde ise Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nı haberdar etmeleri büyük önem taşımaktadır.
Eklenme Tarihi : -
15. EV ALIM REHBERİ
TAMAMLANMAMIŞ EV ALIMINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR; Satın alacağınız evin güvenilir, tanınmış bir inşaat şirketi tarafından yapıldığından emin olun. Bankamızla Anlaşmalı firmalardan, özel koşullarla konut kredisi kullanabilirsiniz. ALINACAK EVE AİT ESKİ VERGİ BORÇLARI; Özellikle, kullanılmış gayrimenkul alanların, gayrimenkulun geçmiş yıllardaki emlak vergisinin ödenip ödenmediğini araştırmalarında yarar vardır. Satın alacağınız evin geçmiş yıllardaki emlak vergisinin ödenip ödenmediğini Vergi Dairesi'nden kontrol edebilirsiniz. Bunun diğer bir pratik yolu da, satıcının makbuzlarını kontrol etmek ve her ihtimale karşı, fotokopisini alıp saklamaktır. Alacağınız evin, satıldığı yıl ve geçmiş yıllara ait ödenmemiş emlak vergisinin ödenmesinden, alıcı ve satıcı müteselsilen yani zincirleme sorumludurlar. Yani, yeni alınan evin, birikmiş emlak vergisi borcu, yeni sahibinden alınabilmektedir. Ev satın alanların "o yılın sonuna kadar", ilgili belediyeye emlak vergisi beyannamesi vermeleri gerekmektedir. Satıldığı yılın emlak vergisi satıcı tarafından ödenir. Gayrimenkulünü satanlar, ileride emlak vergisine ve çevre temizlik vergisine yönelik bir rakiple karşılaşabilirler. Bunu önlemek için, gayrimenkulun satışını yaptıktan hemen sonra, ilgili belediyeye bir dilekçe ile durumu bildirmelerinde yarar vardır. GAYRİMENKUL ALIM-SATIM DEĞERİNİN ÖNEMİ; Gayrimenkulun alım satım işlemleri sırasında, satış değerinin kaç YTL beyan edilmesi gerektiği, hem tapu harcına esas matrahın belirlenmesi, hem de değer artış kazancının hesabı yönünden önem taşımaktadır Gayrimenkul alım-satımlarında tapu harcı; emlak vergisi değerinden az olmamak üzere, alım satım sırasında, alıcı ve satıcı tarafından beyan edilen değer üzerinden, binde 15 oranında alıcı ve satıcı tarafından ayrı ayrı hesaplanmaktadır. Gayrimenkul satışından elde edilen kazanç belli koşullarda, "değer artış kazancı" kapsamında gelir vergisine tabi tutulmaktadır. Satış sırasında tapuda gösterilen değer, gelir vergisine tabi tutulacak kazancın hesabında dikkate alındığından, tapuda gösterilen değer gelir vergisi açısından önemli olmaktadır KAT İRTİFAKI/KAT MÜLKİYETİ ÇIKARILMASI; Kat irtifakı, bir arsa üzerinde yapılmakta veya yapılacak olan bir veya birden çok yapının kat, daire, iş bürosu, dükkan, mağaza, salon ve depo gibi ayrı ayrı ve başlı başına kullanmaya elverişli bölümleri üzerinde, yapı tamamlandıktan sonra geçilecek kat mülkiyetine esas olmak üzere, o arsanın maliki ve paydaşları tarafından, arsa payına bağlı olarak kurulmaktadır. Kat irtifakından, kat mülkiyetine geçiş, tapuda birtakım işlemlerin yapılmasını gerekli kılmaktadır. Kat irtifakından kat mülkiyetine geçiş, esas itibariyle bir cins değişikliği işlemidir. Cins değişikliği, bir taşınmaz malın cinsinin, yapısız iken yapılı veya yapılı iken yapısız hale dönüştürmek için paftasında ve tapu sicilinde yapılan işlemdir. TAPU KAYDINDA TAŞINMAZ ÜZERİNDE KISITLILIK HALİ; Taşınmazın tapu kütük sayfasının şerhler ve beyanlar sütununda mevcut olabilecek bazı kayıtlar, bu taşınmazla ilgili işlem yapılmasını engellemektedir. Bu nedenle, işlem yapılmadan önce, taşınmazın tapu kütük sayfasının şerhler, beyanlar ve taşınmazın nevi sütunları ilgili memurca kontrol edilerek, işlem yapmaya engel bir durumun bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. DİĞER DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR; Satın alacağınız konutun değerinin belirlenmesinde binanın cephesi, daire sayısı, özellikleri, ses ve ısı izolasyonu, inşaat malzemesinin kalitesi, içinde kiracı olup olmadığı, yangın merdiveni, güvenlik, bahçe ve düzeni ve inşaat sınıfı da etkili olmaktadır. Bitmemiş bir konut satın alıyorsanız, inşaatının tamamlanmaması ihtimaline karşı müteahhit firmadan teminat alarak, proje ruhsatını kontrol etmeniz uygun olur.
Eklenme Tarihi : -
16. Konut Kredisi
Kira ödemekten yoruldunuz, artık kendi eviniz olsun istiyorsunuz. Konut Kredisi kullanarak en kısa sürede hayalinizdeki eve kavuşabilirsiniz. Özellikler Türk Lirası ve Dövize Endeksli Konut Kredilerinde maksimum vade 240 aydır. Uygun Faiz oranı avantajının yanı sıra kredi kullandırımında size en uygun ödeme planını belirleyebilirsiniz. Kullanabileceğiniz kredi limiti alacağınız konutun ekspertiz değerinin 75%'i kadardır. Konut Kredisi taleplerinizde teminat olarak satın aldığınız evin ipoteği ve gerekli görüldüğü durumda bir kefil yeterli olacaktır. Bankamızdan Konut Kredisi kullanımı yaparken Ev ve Hayat Sigortası zorunlu olarak istenmektedir (Sigortanızı şubelerimizden yaptırabileceğiniz gibi var olan sigortanıza daini mürtein şerhi düşmeniz yeterli olacaktır
Eklenme Tarihi : -
17. Ev Almanın Şimdi Tam Zamanı...
Türkiye İnşaat Sanayicileri İşveren Sendikası (İNTES) Başkanı Şükrü Koçoğlu, konut kredisi faizlerinin yüzde 1,5'in altına düşmeyeceğini tahmin ettiklerini, sektörün henüz 'soğuk duş şoku'nun etkisinden kurtulamadığını söyledi. Koçoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bankaların aşırı rekabet nedeniyle kredi faizlerini yüzde 0,80'e kadar düşmesinin konut sektöründe ''suni bir büyüme'' yarattığını, ancak aynı tablonun bundan sonra yaşanmayacağını belirti. Bazı bankaların, kredi faizlerini yeniden yüzde 2'nin altına düşürmesine rağmen elde ettikleri kardan memnun olmadıklarını, hatta bir çoğunun ''zararına konut kredisi'' verdikleri yaklaşımı sergilediklerini vurgulayan Koçoğlu, şunları kaydetti: ''Balonu sönen konut sektöründe durgunluk devam ediyor. Bu durum hem kredi faizlerinin yükselmesinden hem de maliyetlerin artmasından kaynaklandı, iyi de oldu. Toplu Konut İdaresi'nin (TOKİ) hız kesmesiyle piyasada inşaat malzemelerine talep azalınca fiyatlar gerçekçi değerlere ulaşmaya başladı. Bu bir süre daha devam edecek.'' Koçoğlu, piyasada edindikleri izlenimin, birçok kişinin konut almak için kredi faizlerindeki düşüşü beklediği yönünde olduğuna dikkati çekerek, ''Konut almak isteyenler adeta pusuda bekliyor. Ancak, kredi faizleri yüzde 1,5'in altına düşmez, düşse bile bu kez ev fiyatları yükselir. Bu tür bir beklentide olanlar hayal kırıklığı yaşar.'' KONUT FİYATLARI DA EN ALT SINIRA GELDİ Koçoğlu, kredi faizleri gibi konut fiyatlarında da daha fazla düşme olacağını tahmin etmediklerini belirtirken, ''Yıl sonuna kadar bu seviyede kalır'' dedi. Birkaç ay önce konut fiyatlarının aşırı yükseldiğini, bunun yıl sonuna kadar hız keseceğini yönündeki beklentilerinin doğru çıktığını ifade eden Koçoğlu, ''Ancak bu söylemlerimiz lüks konut için geçerli değil. Çünkü, lüks konutta sınır yok. Bu tahminlerimizdeki kastımız normal daireler için söz konusu'' diye konuştu. Koçoğlu, Türkiye'de konutun, ihtiyaçtan çok yatırım amaçlı alındığını vurgularken, ''TOKİ'nin sattığı evleri alanların yüzde 80'ini 2'den fazla konutu olanlar oluşturuyor. Çünkü, konut Türkiye'de geçmişten günümüze hep yatırım aracı olarak görülüyor'' diye konuştu. ''Mortgage'' diye tanımlanan ev ipoteğine dayalı konut edindirme yasasının çıksa bile uygulanamayacağını savunan Koçoğlu, ''Bankaların sermayesi Mortgage sistemine hazır değil. Bu açısından yasa çıksa bile uygulaması çok zor'' dedi
Eklenme Tarihi : -
18. EMLAK ALIM SATIMINDA SIKÇA SORULAN SORULAR
Sıkça Sorulan Sorular Emlak alım satım ve kiralanmasının mali yönü harç oranları, muafiyetler, damga vergisi oranları, stopaj, Savunma Sanayi Destekleme Fonu, net ve brüt kira, emlak vergisi, KDV, SİT alanları, kırsal kesim, çiftlik evleri, değer biçme Emlak alım / satımında harç oranı ne kadardır? Emlak alım satımında harç, satış bedeli asgari beyan değerinin altında olmamak kaydı ile alıcı ve satıcı için ayrı ayrı satış bedelinin %1.5'idir. Emlak alım / satım harcı ne zaman ve nereye ödenir? Emlak alım satım harcı tapu tescil işleminden önce ilgili tapu dairesinin bulunduğu bölgedeki Ziraat / veya Vakıflar Bankası şubesine ödenir. Emlak alım / satım harcının muafiyet hali var mıdır? Son düzenlemelerde afet konutlarında ve 1. 2. derece eski eser binaların satışında harç muafiyeti vardır. Kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre arsa payı devrinde alım-satım harcı var mıdır? Kat karşılığı inşaat sözleşmesi nedeni ile hisse devrinde de normal satışlar gibi Satış bedeli üzerinden alıcı ve satıcı ayrı ayrı %1.5 oranında harç öderler. Bağışta tapu harcı var mıdır? Bağışta tapu harcı binde 54 tür. Ancak bağışta tapu harcı dışında intikal vergisi ödenmesi de söz konusu olup ilk 120.000 YTL için %10 Sonra gelen 260.000 YTL için %15 Sonra gelen 550.000 YTL için %20 Sonra gelen 1.100.000 YTL için %25 Matrahın 2.030.00 YTL sini aşan bölüm için %30 oranında intikal vergisi tapu harcına ilave olarak ödenir. Ancak intikal vergisi beş yıla bölünebilir. Ölünceye kadar bakma akdinde tapu harcı ne kadardır? Alıcı ve satıcı için ayrı ayrı %1.5 dir. İntifa hakkının devrinde tapu harcı ne kadardır? Devir alan için %1.5 tur. İntifa hakkının devrinde satış bedeli, vergi değerinin 2/3 ünden olamaz. İpotek tesisinde tapu harcı ve damga vergisi oranı ne kadardır? İpotek tesisinde tapu harcı ipotek miktarı üzerinden binde 3.6 dır. Vasiyet işlemlerinde tapu harç oranı ne kadardır? Vasiyet işlemlerinde tapu harcı binde 9 dur. Kira stopajı nedir, oranı ne kadardır? Sahibi şirketler dışında olan bir gayrimenkulün işyeri olarak kiralanması halinde kira bedelinden kesilerek maliyeye ödenmesi gereken peşin vergidir. Kira bedelinin %22 si stopaj olarak kesilir. Stopaj kesilmemiş kira bedeline brüt kira, kesildikten sonra kalan kısma net kira denir. Savunma Sanayi Destekleme Fonu nedir? Savunma Sanayi Destekleme Fonu kaldırılmıştır. Stopaj hesaplamasına bir örnek verebilir misiniz? Bir işyerinin kira sözleşmesindeki kira bedeli 1000 YTL ise bu brüt kiradır. Bunun %22 si 220 YTL eder ki bu rakam stopajdır. Maliyeye kiracı tarafından ödenir. 1000/220 = 780 YTL ise kiralayana ödenmesi gereken net kiradır. Net kiradan brütün hesaplanmasına bir örnek verebilir misiniz? Kira bedelinin neti biliniyorsa brütünü bulmak için o rakam (stopajın %22 olması halinde) 78 e bölünerek çıkan rakam 100 ile çarpılır. Örnek net kira 800 YTL ise brüt kira şöyle bulunur. 800/78 (100) = 1025 YTL dir. Ahmet Bey dairesini konut amaçlı kiraya verirse stopaj var mıdır? Ahmet Bey'in dairesini mesken olarak kiraya vermesi halinde stopaj yoktur. Kira bedeli tespit edilen rakam olarak Ahmet beye aynen ödenecektir. Stopaj makbuzlarını kiracıdan almalı mıyım? Evet, stopaj makbuzunun alınması gerekmektedir zira kiralayanın gelir vergisine mahsuben ödendiğinden nihai vergiden düşülmesi gerekmektedir. Bunun için de ödenen stopajın belgelenmesi açısından makbuzunun alınması lazımdır. Anonim şirketlerin işyerinin şahıslara kiralanmasında stopaj var mıdır? Anonim şirketlerin işyerlerinin kiralanması halinde stopaj kesilmez. Kiralananlarda hangi hallerde katma değer vergisi uygulanır? Şirketlere ait gayrimenkullerin kiralanmasında katma değer vergisi uygulanır. Şirketlere ait meskenlerin kiralanmalarında KDV var mıdır? Evet, şirketlere ait meskenlerin kiralanmasında KDV ödenir. Kiralarda KDV oranı ne nedir? Kiralamada KDV oranı %18 dir. Hem KDV hem stopaj birlikte olur mu? Hayır birlikte olmaz, KDV uygulanan hallerde stopaj, stopaj uygulanan hallerde KDV alınmaz. Anonim şirket bürosunu ltd. şirkete kiralarsa KDV ödenir mi? Evet brüt kira bedeli üzerinden %18 ödenir. Emlak vergisi oranları ne kadardır? Meskenlerde %01 Diğer binalarda %02 (Bu ikisi büyük şehir belediye sınırları içinde ise %100 artırımlı olarak uygulanır.) Arazi %01 Arsa %03 Emlak vergisi genel beyanı ne zamandır? Emlak vergisi beyannameleri her dört yılda bir verilir. Emlak vergisi ne zaman ödenir? Emlak vergisinin 1'inci taksidi mart, Nisan, Mayıs aylarında, 2. taksidi Kasım ayı içinde ödenir. Hisseli bir gayrimenkulün beyannamesini kim verir? İştirak halinde (elbirliği mülkiyetinde) Hissedarlar birlikte verebileceği gibi, herhangi bir hissedar tek başına da beyanname verebilir. Müşterek mülkiyette (paylı mülkiyette) beyanname münferiden verilir. Ali Akgün, 1996 yılının Haziran ayında bir daire aldı, ne zaman beyanname verecektir? 1996 yılı Aralık ayı sonuna kadar beyanname verebilir. Eğer bu işlem yılın son üç ayında gerçekleşmiş olsaydı, satış tarihten itibaren 3 ay içinde beyanname verilecektir. Yeni malikin vergi sorumluluğu ne zaman başlar? Edinildiği yılı takip eden yıldan itibaren başlar. Yeni alınan bir gayrimenkulün geçmiş yıllarda ödenmeyen vergisinden kim sorumludur? Gayrimenkulün emlak vergisinden eski ve yeni malik birlikte sorumludur. Torunun konut ihtiyacı için tahliye davası açılabilir mi? Kiralayanın kendisinin, eşinin ve çocuklarının ihtiyacı için tahliye davası açılabilir, torunun ihtiyacı için tahliye davası açılamaz. Emsal nedir? Emsal, örnek anlamına gelmektedir, bir gayrimenkul için değerlendirme yapılırken veya kira bedeli belirlenirken örneklerde dikkate alınır, buna emsal denilir. Kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile verilen yerlerle ilgili sözleşmelerde dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir? A'dan Z'ye kadar, inşaatın malzemelerinin marka ve sınıfını da belirtmek sureti ile teknik şartnamesi hazırlanmalıdır. İnşaatın iskan izni alınmasına kadar süresi belirlenmeli, gecikme halinde gecikmeden dolayı uygulanacak cezai şart net olarak belirlenmelidir. En önemlisi krokisi de çizilmek sureti ile hangi bağımsız bölümlerin kime ait olacağının sözleşmede belirtilmesi lazımdır. Müteahhide karşı yeterince güven oluşmamış ise topraktan hisse verilmemeli, inşaatın seviyesine göre tek tek kat irtifak tapusunun verilmesi kararlaştırılmalıdır. Kat karşılığı inşaat sözleşmesi noterde yapılmalı ve şartlar özenle seçilmelidir. Mümkün ise bir hukukçudan yardım alınmalıdır. Bu sözleşmede şunlar olmalıdır, İnşaatın başlama tarihi İnşaatın bitiş tarihi Kaç dairenin müteahhide kaç dairenin arsa sahibine kalacağı Özel şartlar Gerekli makamlara müracaat şartı (TEK, İSKİ, İGDAŞ vs.) Feshi gerektiren durumlar Resmi kurumlardaki masraflar vs. Bazı bölgelerde yüzde ile belirtilen inşaat izni ne anlama gelir? Yüzde ile belirtilen inşaat izni bir arazinin yüzde kaçına inşaat yapılabileceğini gösterir. Bu yüzdeler imar planlarında ve imar durumlarında gösterilir ve KAKS olarak geçer açılımı KAT alanı kat sayısıdır. SİT alanı ve dereceleri ne anlama geliyor? SİT in yasadaki tarifi:"Tarih öncesinden günümüze kadar gelen çeşitli medeniyetlerin ürünü olup, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini yansıtan kent ve kent kalıntıları, önemli tarihi hadiselerin ceryan ettiği yerler ve tespiti yapılmış tabiat özellikleri ile korunması gerekli alandır." Ülkemizde doğal kentsel tarihi ve karışık olmak üzere tescilli 6812 Sit alanı vardır. IEHC ye göre SİT alanları önem ve özelliklerine göre gruplandırılmıştır. (IEHC : Avrupa Konseyi Kültürel İşbirliği Konseyi Mimari Mirası Koruma Envanteri ) 1. derecede kentsel SİT 2. derecede kentsel SİT 3. derecede kentsel SİT 1. derece kentsel SİT kesin SİTtir. Eski mimariye tam bir saygı gerektirir. 2. derece kentsel SİT, yüksek hacim, malzeme kısıtlamaları ile eski ve yeni arasında bütünlük sağlamayı öngören SİTlerdir. 3. derece kentsel SİT yeni gelişme ile eski kentin uyumlu gelişmesinin sağlanabildiği alanlar olarak belirlenmiştir. Arazinin yeri tam olarak nasıl tespit edilir? Arazi alımında kırsal kesimde arazinin yerinin tespiti önemli bir problemdir. Kişiler arazinin tam sınırı bilemeyebilir. Bu nedenle arazi alacak olanların kadastro müdürlüklerine başvurup bir mühendis veya teknisyenin sınırları tespitini istemelidirler. Ödeme nasıl yapılmalı? Arazinin kesin yerinin belirlenmesinden ve tapu kayıtlarında bir sınırlama bulunmadığının belirlenmesinden sonra alım bedeli ödenmelidir. Orman köylerinde tapulu arazi bulmak mümkün mü? Evet, orman köylerinde de tapulu arazi bulmak mümkündür. Ancak çoğunlukla köylüler kendi arazilerinin sınırlarını genişleterek orman sahasına taşmaktadırlar. Bu yerlerde arazi alınırken özel parsel ile orman alanının sınırının tespit olunması sonra alıma karar verilmesi gerekmektedir. Kırsal kesimde yapılaşma nasıl gerçekleşir? Kırsal kesimde imar planı bulunmadığı için uygulama imar planı çerçevesinde yapılaşma düşünülemez. Ancak parselin %5 i oranındaki alana iki kat bina inşası mümkündür. Bu nedenle küçük parseller inşaata elverişli değildir. Çiftlik evi için arazi kampanyaları nasıl yapılıyor? Bazı şahıslar büyük arazileri alarak bunu 300-400 m2 lik alanlara bölerek bu alanları satışa çıkarmaktadırlar. Oysa hukuken böyle bir özel parselasyon yapılamaz. Bu alanlar müstakil tapulu olarak satılamaz. Hisseli tapu olarak alınabilir ancak alıcıya gösterilen alana sahip olunamaz, her satın alan arazinin her yerine malik olur ve dolayısı ile inşaat yapımı önemli bir problemdir. Arazinin ya da sahiplerinin hakkında araştırma nasıl yapılır? Arazinin tek tapulumu yoksa hisselimi olduğu önemlidir. Bu bilgi sadece tapu dairesinden elde edilebilir. Bu nedenle tek malikli arazilerin alımı tercih edilmelidir. Hisseli araziden hisse alımı sonradan diğer hissedarlar ile ihtilafa neden olabilir zira diğer hissedarlar öncelikli alım haklarını kullanmak isterlerse satın alınan hisse mahkemece iptal olunabilir. Nerelerden arazi almamak gerekir? Arazi alırken amaç önemlidir. Şayet bir çiftlik evi düşünülüyor ise arazinin ileride prim yapıp yapmayacağı ikinci plandadır. Yatırım için alınıyorsa bu halde geleceği önemlidir. Muhit hakkında ve gelişmelerle ilgili bilgi toplanmasında yarar vardır. Hangi bölgelerden arazi almak risklidir? Özellikle İstanbul ve çevresinde su kaynakları konusunda ciddi önlemler alınmaktadır. Dere, ırmak ya da göl yakınlarında inşaat izni verilmeyebiliniyor.700 metre içinde sınırlı yapılaşmaya izni vardır.1000 metre mesafede biraz daha fazla yapılaşma izni verilmektedir. Su kaynakları civarında arazi almaya niyetlenenler bu hususu mutlaka araştırılmalıdır. Kırsal kesimden arazi satanlar güvenilir mi? Kırsal kesimde genellikle üç tür alışverişi yapılıyor.Bunlardan birincisi mahallin köylüsü ile alıcının direkt karşı karşıya gelip yaptıkları alışveriştir.En sağlıklısı bu alışveriş olarak düşünülebilinir.İkincisi yöresel emlakçılar aracılığı ile yapılan alışveriştir.Yöreyi iyi bildikleri için muhtelif imkanlar sunabilirler. Üçüncü alışveriş ise bölge ile hiç ilgisi olmayan emlakçılardır. Bunlar genelde önce kendi aldıkları araziyi pazarlamaktadırlar.Ancak her üç alışverişte de arazi hakkındaki bilgilerin tapudan araştırılması şarttır. Bu araştırma yapılmadan bu tür arazi satın alınmamalıdır. Herhangi bir bölgedeki gerçek arazi fiyatı nasıl öğrenilir? Herhangi bir bölgedeki kulaktan dolma bilgiler abartılı olabilir. Bu arada geniş bir araştırma yapılmalı, köylülerin kendi aralarındaki satışlardaki fiyatlar izlenmelidir. Köylüler kendi aralarındaki alışveriş fiyatının üzerinde fiyat talep ederler. Bu artışın %10-15 civarında olması doğal kabul olunabilir. Ancak muhitte güvenilir bir araştırma yapılmadan arazi almamalıdır.
Eklenme Tarihi : -
19. ENGELLİLER EMLAK VERGİSİ ÖDEMEYECEK
Engelliler 2006'da Emlak Vergisi Ödemeyecek Tek konutlu olan engelliler, 2006 yılında emlak vergisi ödemeyecekler. 5378 sayılı Yasa ile yapılan bir düzenleme sonucu yayınlanan 2005 / 9827 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile engellilerin ödeyeceği bina vergisinin oranı sıfıra indirildi. 5378 sayılı "Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun"un 22. maddesi ile , Emlak Vergisi Kanunu'nun 8. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan indirimli bina vergisi oranına ilişkin hükme, özürlüler ifadesi eklendi. Böylece engellilerin de indirimli bina vergisi oranı uygulamasından yararlanmalarına olanak sağlandı. İndirimden yararlanacak engelliler Türkiye sınırları içinde; yüzölçümü brüt 200 metrekareyi geçmeyen tek konutu olan, tek konutta hisseye veya tek konutun intifa hakkına sahip bulunan engelliler, bu konutları için Bakanlar Kurulu'nca 2006 yılına ait belirlenen indirimli (sıfır) bina vergisi oranından yararlanacaklar. Engellilerin indirimli bina vergisi oranından yararlanabilmeleri için, bu durumlarını tam teşekküllü Devlet hastanesinden alınmış olan sağlık kurulu raporu ile ilgili belediyelere belgelendirmeleri gerekiyor. Böylelikle, Emlak Vergisi Kanunu'nun 8'inci maddesinde yer alan, indirimli bina vergisi oranı uygulaması ile ilgili olarak düzenlenmiş bulunan 38 Seri No'lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği'nin 1 /3. bölümünde yer alan hususlar özürlüler içinde uygulanacak. (Bkz. 31.12.2003 Tarihli Gazete)
Eklenme Tarihi : -
20. YABANCILARIN MÜLK EDİNMESİ:
TBMM Genel Kurulu'nda, yabancıların mülk edinmelerini düzenleyen kanun tasarısı kabul edildi. Anayasa Mahkemesi'nce bazı maddeleri daha önce iptal edilen kanuna göre, yabancılar, karşılıklı olmak ve kanuni sınırlamalara uyulmak kaydıyla, işyeri ya da mesken olarak kullanmak üzere, uygulama imar planı veya mevzii imar planı içinde, bu amaçlarla ayrılıp tescil edilen taşınmazları alabilecek. Yabancıların alabileceği taşınmaz ile bağımsız ve sürekli nitelikte sınırlı ayni hakların toplam yüzölçümü, 2.5 hektarı geçemeyecek. Bu yüzölçümü miktarını 30 hektara kadar artırmaya, Bakanlar Kurulu yetkili olacak. Yabancılar ile yabancı ticaret şirketleri dışındaki vakıf, dernek, kooperatif, cemiyet, topluluk ve cemaatler, Türkiye'de taşınmaz alamayacak ve kendileri lehine sınırlı ayni hak tesis edilemeyecek. Türkiye ile arasında karşılıklılık olmayan yabancı devletlerin vatandaşlarının kanuni miras yoluyla edindikleri taşınmaz ve sınırlı ayni hakların intikal işlemleri yapılarak tasfiye edilecek. Kanun, 26 Temmuz 2005 tarihinden itibaren geçerli olacak. Raporlar Türkiye'yi işaret ediyor… Ülkemizdeki gayrimenkullerin kıymetleneceği görüşünde birleşen uzmanlar, yerli ve yabancı yatırımcının gayrimenkule yönelmesini "en doğru ve karlı" şeklinde değerlendiriyorlar. Araştırmalara göre, Türkiye'deki konut fiyatları 2005 yılından itibaren girdiği artış süreci bir süre sonra dünyadaki metropollerde bulunan konut fiyatlarıyla eşitlenecek. Ancak şu anda yaşamak veya yatırım yapmak üzere Türkiye'yi seçen yabancılar, bir başka Avrupa ülkesinde mülk edinmelerine kıyasla son derece kazançlı çıkıyorlar. Emlakta " turquality" Ülkemize yatırım yapan yabancıların, pek çok beldemizde olumlu etkileri görülüyor. Profesyonel yaklaşımlarıyla, bölgedeki istihdamı ve kaliteyi (özellikle de inşaat kalitesini) yükseltiyor, doğal güzelliklerimizi veya tarihi zenginliklerimizi korumak için yürekten çaba gösteriyorlar. Türkiye, diğer Akdeniz ülkeleri gibi ulaşımı kolay, denizi havası güzel ama en büyük fark, Türk insanının sıcaklığı. Avrupalı en çok bundan etkileniyor, dil engeline rağmen kendini güvende hissediyor. Bazı sorumsuz kişilerin, bitmemiş ve bitmeyecek inşaatları satıp ortadan kaybolmaları veya rayiç fiyatların çok üstünde satış yapmaları gibi yanlış durumların yaşanmaması için aracılık hizmeti alınan kişi ve kurumlar dikkatle seçilmeli, yan iş olarak emlak pazarlayan kişilerden taşınmaz alınmamalı.
Eklenme Tarihi : -
Web Tasarım ve Kodlama Heweso Tarafından Yapılmıştır Türkiye İş Bankası Garanti Bankası Vakıfbank Halkbank Fortis HSBC Akbank Yapı Kredi